Murat

Murat
Yazıların ‘tamamı’ şahsıma aittir.
Ey, bu gökler, bu deniz, kuşlar ve ağaçlar! Zamanın dahi yenemediği bu sevgim… Ne yalın bir sevdadır bu, ne şeffaf aşk! Şahidimdir bu sağanak, bu kar ve soluk beyaz yıldızlar. Ey ufkun paslı eşiğinde solan eski bir şarkı, Gecenin koynuna saklanan o ağır, o çatlak sesim bilsin ki; Ben bu aşkı, kaybolmuş tren istasyonlarının o buğulu camlarına yazılmış, unutulmaz bir not gibi yüreğimde saklarım. Rüzgâr, tenimde dolaşan yorgun bir anı gibi ürperirken Senin adın, zamanın derin kuyularına düşmüş bir yankı misali Karanlıkta büyür, büyüdükçe içimde daha keskin, daha kesif parlar. Ah, bu kalbim… Eski bir gramofonun çizik plağı gibi Her gece aynı sevdayı döndürür, döndürür, yine de bitiremez. Bil ki sevgilim, gölgesine bile kıyamadığım o ince yalnızlık Seninle konuşur içimde; seninle uyur, seninle titrer sabaha. Unutulmuş sokak lambalarının solgun sarı ateşi altında Hayalin, elimi tutan sıcak bir tezat gibi Bütün soğuğu deler, bütün karanlığı eğip büker. Ve işte, bu devrilmiş zaman terazisinde Ne geçmişe yenik düşerim ne yarına sığınırım. Ben, sadece sana akarım. Yorgun ufukların öte yakasına savrulsa da ömrüm Aşkım, bir kadim fener gibi En çürük rüzgârda bile sönmeden yanar. Ey gecenin közden örülmüş ağır sessizliği,
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyayı biz mahvediyoruz Ağaçları biz kesiyoruz Denizleri kirletiyoruz Dolu dizgin koşmakla şereflendirilmiş özgür atları, biz dizginliyoruz. Hayvanlar nazar edemez insana Onu da biz ediyoruz. İnsanların anlattıklarından dolayı solan çiçekler var Her şeyi biz yapıyoruz Sonra da tüm suçu yaratıcıya yıkıyoruz. ✍️ Murat Çağlar
Edebiyat
Kuş olur ruhum senin göğünde, Süzüldüğüm rüzgar senin soluğundandır. Köhne bir zamanın hatırasıyım, Bilhassa seninle daldığım her derin düşte… Bir pelikan gibi uçmak isterdim, Denizlere doğru, kaybolan umutlarımla. Ve her kanat çırpışımda Geriye düşen gölgem, Senin ismini fısıldar, Bir masalın en eski kelimeleriyle. Muştu kalır ardımda, Ağır ağır akan zamanla birlikte, Her sevinç, her acı Bir anı gibi yaşanır, Ve ben seni beklerken, Bekleyişimde kaybolurum. Gel, beni bul, Köhne duvarların ötesinden, Bilhassa seni, Ve her akşam, Bir pelikanın kanat çırpışı gibi Beni içine al, Ruhumu özgür bırak. ✍️ Murat Çağlar
Şiir
Deniz kadar sessiziz artık… Birbirimize en çok dalgalarla dokunabiliyoruz. Ay bile utanmış gibi bakıyor üzerimizden Bir zamanlar “biz” dediğimiz yerde, şimdi sadece suyun kalp atışı var. Seninle denizde kaybolmak istedim, karada bulamadığım huzuru ararken. Ay, ikimizin üzerine eğilmiş bir sır gibi duruyor sanki biliyor; bazı aşklar yaşanmaz, sadece suda yankılanır. ✍️ Murat Çağlar
Şiir
Yorgun bir günahkâr mıyım, yoksa tövbekâr mı, bilmiyorum. Ruhumun aynası buğulu; neye elimi sürsem geçmişin kiri bulaşıyor. Bir yanım hâlâ eski yangınların külünü üflüyor, diğer yanım sessizce dua ediyor, belki affedilirim diye, belki hatalarım beni unutur diye. Gözlerimde yorgun bir seherin rengi var ne geceye aitim, ne güneşe. Kalbim, Allah’ın kapısında bekleyen bir dilenci gibi, elinde ne umut kalmış ne de inkâr. Kendimle savaştım, kazanan olmadı. Sadece sustum. Çünkü bazen en büyük tövbe, önce kendini affedebilmektir. ✍️ Murat Çağlar
Şiir