Murat EFE

Murat EFE
@murat_efe
İzmir
20 Haziran 1992
21 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Murat EFE

, bir kitap okudu
Puan vermedi·341 syf.·
338 günde okudu
·
2022 22. kitabı
Cemil Meriç
8.7/10 · 25,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Güç sevgisi mi, sevginin gücü mü?
Şiddetin ve saldırganlığın yaygınlaşması iktidar yapılarının gizli yahut açık dayanışmasında bulur en temel desteği. Aile içi şiddet, çalışma hayatındaki yıldırma/mobing, vatandaş ve insan haklarının ihlali, işkence, saldırganlık mazur görülür, normalleştirilir, alttan almak ve uzlaşmak için mağdur üzerinde baskı kurulur. Şiddet olmadığında bile, dezavantajlı durumdakilerin; dayak yemeyen, aşağılanmayan kadının, canı çıkana kadar çalıştırılıp emeği sömürülmeyen- hakkı verilen çalışanın, insan haysiyetine uygun muamele gören vatandaşın müteşekkir olması beklenir. Normalin yozlaştırılması insanların kişilik eğilimlerinin de çarpılmasına önayak olur. Öldüren güç, gücün kaba, üstünkörü bir biçimidir. Uygulamalarında son derece çeşitli, etkilerinde son derece şaşırtıcı olan, öteki güçtür, öldürmeyen güç; yani henüz öldürmemiş olan. O kuşkusuz öldürecektir ya da belki öldürecektir ya da varlık üzerinde her an öldürebilecek bir kılıç gibidir, her hâlükârda insanı taşa çevirir.
Sayfa 19 - Kemal Sayar yazısı·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"bu bir pipo değildir!"
"Bir cümlenin altını çizmek... Neden? Kitabı bir daha elimize aldığımızda nerelere öncelik verdiğimizi hemen görebilmek için mi, başkalarına ödünç verdiğimizde (işin garibi bunu da pek yapmayız) altını çizdiğimiz cümlelere bakarak bizi daha iyi tanımalarını sağlamak için mi, içine girdiğimiz kurmaca dünyanın haritasında izler bırakabilmek için mi yoksa yazarın eşit uzaklıkta durduğu cümleler arasındaki dengeyi bozabilmek için mi? Belki de hepsi... Biz neden kitap okurken bazı cümlelerin altını çiziyoruz? Kimi zaman bir cümleyi, özenli bir el yazısıyla defterimize aktarıyoruz. Nasıl da düşkünüzdür o defterlere değil mi? Başkalarının kaleminden çıkmış bir defter dolusu cümleye neden gereksinim duyuyoruz? Yazarın dünyasının temize çekilmesi mi gerekiyor? Hayır! Okur olmanın, bütün o cümlelerin asıl sahibi olmak anlamına geldiğini çok iyi biliyoruz." "Okursun sen. Kitaplarına yoldaş olacak nesnelerden öğreniyorsun birçok duyguyu. O kalemler, defterler, ayraçlar çoğu arkadaşından daha yakın sana. Kaybolan bir kaleminin ardından tuttuğun yası anlamayanla sohbete oturmuyorsun." "Kitap sayfalarının arasında unuttuğun kuru bir çiçeksin sen. O konser bileti, not kâğıdı, eski sevgilinin fotoğrafısın." "Yine de gitmeden bir gerçeği paylaşmalıyız; bütün o cümlelerin asıl sahibi okurlardan biri olarak, bana ait olmayan o cümlelerin bir kez daha altını çizmeni istiyorum. Ya da kendi dünyana hapsedebilmek için defterine not etmeni..."
Sayfa 11 - Yekta Kopan'ın yazısı·Kitabı okudu
Okumak