Murat Ergin

Murat Ergin
@murat_ergin
Yek katre-i hûnest, Sed hezârân endîşe. Kitap Arkadaşım
Mimarlığın Eleştirisi...
İnsanları yaşayışa bağlayan kökler, çevre ile ilişkileridir. Çevresiyle ilişkileri önemsemeyen, çevresinden kopan kişi, kendisini yaşayışa bağlayan kökleri, yaşayış (hayat) iksirinden mahrum bırakır. 12 Sonsuza dek geçerliliğini yitirmeyecek bir kanun, sadece üç sözcükle anlatılır: "Zehiri miktar doğurur." (Dosis facit venemum) 18 Kentler toplumların "yüzü"dür. Yüzümüzün kirini, hiç olmazsa gelecek yüzyıllar için, temizlemeye çalışmak zorundayız. 19 "Kir"in bilimsel tanımı şöyledir: "Kir, yanlış yerde bulunan malzemedir." 25 "Yaşayışın ne olduğunu anlamamış olanlar, ölümü marifetli bir erdem haline getirmek zorundadırlar." diyor bir düşünme ustası, G. B. Shaw. 28 ve suçlu olduğumuzu ve suçlu oluşumuzda bir suçumuz olmadığını ve elimizden bir şey gelmeyişinde suçlu olduğumuzu ve bunun bize yettiğini çoktan biliyoruz. (H. M. Enzensberger) diyordu şair ve çoğumuzu iyi anlatıyordu. 28 Bir ülkede karanlıkları yırtmak, gerçekleri görmek ve kötülükleri haykırmak durumunda olan vatandaşların sessizliğinden daha kötüsü, yetişkin insan kitlelerinin, üniversitelerin, yazarların, sanatçıların, düşünce insanlarının sessizliğidir. 32 Benzemezliklerine karşın biraraya gelişlerinde tat olan karışımın adı bizde aşuredir. Gerçekten de nohutla kuru incirin nasıl biraraya geldiğinin mantığı çözülemez. Ama yine de tıpkı aşure gibi biraraya gelişlerinden tat çıkan insan karışımları ve onların mekanı olan şehirler vardır. Ancak aşurenin tadını veren, onu ısıtan ateştir. İnsan topluluklarının biraraya gelişlerinde kaynaşmayı yaratacak olan ateşin adı ise kültür olarak anılır. Kültür ateşinin pişirmediği insan topluluklarının yazgısı, süresiz olarak salata kademesinde kalmaktır. 35-36 Yahya Kemal, "Deniz Türküsü" şiirinde şöyle anlatıyor: Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde
Mimarlık
Reklam

Murat Ergin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·245 syf.·
2023 7. kitabı
Aydın Boysan
8/10 · 4 okunma
Akıl hastalığı utanılacak bir şey değil!
Psikoterapinin temel ilkelerinden biri insanların duygularını kelimelere dökmelerini sağlamaktır, eyleme değil. 37 Depresyondaki veya öfkeli bir insanla vakit geçiriyorsak o insanın zihinsel durumu “empatik olarak bulaşıcıydı” ve biz de kendimizi üzgün veya sinirli hissetmeye başlıyorduk. 73-74 “Biliyor musun çok ilginç bir durum bu Gary. Sence insan hangi noktada seçimli ameliyat hakkına sahip olur? Birçok insan görünümünden memnun olmadığı için saçını değiştiriyor, burnunu yaptırıyor, hatta belki yüzünü gerdiriyor. Hangi noktada onlara deli diyoruz?” “İyi de, kabul et ki elini kestirmeyi istemek biraz abartılı bir durum Neil.” “Olabilir ama çizgiyi nerede çekeceğiz? Bir insanın kaç burun ameliyatı olabileceği konusunda bir sınır var mı? Hayır. Estetik cerrahlar bazen vücudun aynı bölümü üstünde çok sayıda ameliyat yapabiliyor. Örneğin, gözlerini beşinci defa yaptırmak isteyen birini hastaneye yatıracak mısın?” 92 Çoğu insan kendi temelinde yatan psikolojik sorunlara bakmaktan korkar. 102 Bazen bir şeyi o kadar çok isteriz ki zihnimiz bedenimizi o şeye inanmaya iter. 129 Ortalık yerde küçük düşürülmenin de kendine özgü bir avantajı vardı, insanı görüşlerini kanıtlamaya itebiliyordu. 148 Görmezden gelinmek, alaya alınmaktan da kötü bir histi. 156 Freud mizahın kaygıyı ve bastırılmış dürtüleri azaltmaya yarayan etkili bir savunma mekanizması olduğuna inanırdı. Kahkaha bu rahatsızlık verici duyguları bir anlamda keyifli duygulara dönüştürür. 184 Akademik ilerlemenin sadece bilimle alakalı bir şey olmadığını artık anlamaya başlamıştım; politika da işin bir parçasıydı. 190 Gerçeklere odaklanarak duygu yüklü bir durumu sadece ilginç bir problem olarak ele alabilir, duygularımızdan uzak kalabiliriz. 220 Hepimizin özgür iradesi vardır ama ancak gözlerimizi,
Psikoloji
"Kandilin yağı bitmeden insan ölmez"
Bendin arkasında haddinden fazla beklemiş bir nehir gibiyim. Hele bir gedik açılsın, bir daha beni susturana aşk olsun! 12 Bir insanın hayatının doğumuyla başladığına emin misiniz? 17 Gelecek, geçmişin duvarları ardında değildir. 29 Herkes ötekilerin duasını sustursun diye kendi tanrısına yakarıyordu. 33 Geleceği kuran, geçmişe dönük özlemlerimiz değil de nedir? 36 Her milletten insanın Doğu'nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirine karıştığı o çağ, eski zamanların bulanık bir anısı mıdır? Yoksa geleceğin bir belirtisi midir? Bu rüyaya sıkı sıkı sarılmış olanlar geçmişten kopamayanlar mıdır, yoksa gönül gözüyle geleceği görenler mi? 36 Çocukları ana babaların görüşlerini, anlık beğeni ya da sıkıntılarını ifade eden isimlerle gülünç düşürmek gerçekten de çok ayıp, siz de takdir edersiniz ki bir isim bembeyaz bir sayfa olmalıdır ki, kişi ömrü boyunca yazabileceği ne varsa yazsın. 43 Bana hep böyle olur. Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile. 55 Şansa inanır mısınız? Ya da kısmete? Bizim oralarda, "Kandilin yağı bitmeden insan ölmez" ayarında bir sürü atasözü vardır. 75 Bir kahraman olduğunuzu inkar etmeye kalkıştığınızda şanınız iyice yürür, üstelik size bir de alçakgönüllülük payesini verirler. Söylediklerine göre, kahramanların en yüce erdemiymiş bu. 80 Bir insan kendini anlatırken tarafsızlık, ucu yalana çıkan allı pullu bir yol değil midir? 83 Hayat, insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir. 109 Ben yanımdaki insanları incitecekse konuşmaktan kaçınırdım. O ise doğru bildiğinden kuşku duymadan bodoslama dalardı. Hangisi daha iyiydi? Bugün onun gibi davranmadığıma pişmanım.
Savaş ve Barış