Murat Ergin

Murat Ergin
@murat_ergin
Yek katre-i hûnest, Sed hezârân endîşe. Kitap Arkadaşım
Yazarak Gerçeklerle Yüzleşme
İnsan ya kendi kendine konuşur, ya kendi kendine yazar. Kendi kendine konuşmayı makbul saymazlar. Oysa ne fark var ki arada? 9 Hayatın döngüsünün dışında kalmayı istiyorum, ama içimde bir şey beni tekrar döngüye sokmayı deniyor. Beyhude! 12 Bir ev nedir? diye düşündüm: kardan yağmurdan korur insanı, penceresi vardır, dışarıya bakarsın, ama dışarıda değilsin, hem hayata aitsin, hem kendi fanusundasın. Yine de bir ev nedir? 24 Okyanusun içinde kendi soluğunu tüketerek kaybolan bir denizaltıdır ev, canlılar geçer pencerenin önünden, su götürür yeryüzünü. 26 Ayrılmak bir solucanın ikiye bölünmesi gibidir, her iki parça ayrı ayrı yaşamaya devam eder, bir zamanlar tek parça değilmiş gibi, tanımaz birbirini parçalar. 26 Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde. -Ben de yaşadım, sizin kadar!- 26 'Mutlu ailenin tarifi üç aşağı beş yukarı aynıdır’ derdi, ‘ama bir de mutsuz ailelere bak, hiçbiri diğerine benzemez.’ 28 O anlayabilecek, ben anlatabilecek olsaydım, benim gibi adamların cenneti olurdu dünya. 34 Düşündüm, BİR HAYAT NEDİR? Başlar ve biter, BİR HAYAT NEDİR? Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, BİR HAYAT NEDİR? Emin olmasam da 'hayat bir iz bırakmaktır’ diyebilirim. Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim. Razı olan için mezar taşı bir izdir. Ben razı değilim. Gerçi elimden ne gelir? 46 Önemsenmemek ne korkunç. 54 Hamurunda aşk yoksa bir insanın, nafile. 58 Anladım, hayatım benim olmazsa orta malı olur. 59
Günlük
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Murat Ergin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
2023 4. kitabı
Ayfer Tunç
7.9/10 · 20,2bin okunma
Yaşamaya devam etmek zorundasın!
Yemeklerin hepsi sebze yemeğiydi. Jiazhen her birini farklı şekilde yapmıştı, ama her tabağın dibinde irili ufaklı et parçalarına rastlıyordum. Önce dikkatimi çekmedi, ama son tabağı yerken, yine dibinde et parçalan olduğunu gördüm. Önce afalladım, ama sonra kahkahayla gülmeye başladım. Jiazhen'in ne yapmak istediğini anlamıştım. Bana bir şey anlatmak istiyordu: Dışarıdan farklı görünseler de, ilişki ilerledikçe kadınların hepsi aynıdır. "Mesajın alınmıştır," dedim ona. 19 Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastayrnış gibi ağlarlar. 23 O günlerde annem bana sık sık, "Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir," derdi. 38 "Baba, bir masanın dört köşesi vardır. Peki, bir köşesini kesersek kaç köşesi kalır?" Fengxia'nın bunu nereden öğrendiğini bilmiyordum, fakat üç köşesi kalır diye yanıtladığımda ağzı kulaklarına varıncaya kadar güldü ve "Yanlış! Beş köşesi kalır," dedi. 42 Eskiler der ki: "Fakirlik adamın hırsını köreltir." 44 "Yavaş kanat çırpan kuş, erken uçmaya başlamalı,'' derler. 45 Bu savaştan sonra, savaş denen şeyin ne olduğunu çok iyi anlamıştım. Bir daha asla savaşmayacağıma dair kendime söz verdim. Eve gitmek istiyordum. 71 Umudumuzu yitirirsek nasıl yaşardık? 117 "İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma." 143 "Bir söz vardır, yeşil dağlar olduğu sürece yakacak odun için endişelenmeye gerek yoktur." 180 İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu. 184
Yaşamak
İnsanı insan yapan nedir?
"Yüz binlerce insan, adı hayatta anlam bulma arayışına ilişkin bir şeyler vadeden bir kitabı alıyorsa, bu sorunu saç diplerine kadar hissediyor demektir." 13 "Başarıyı amaçlamayın; bunu ne kadar amaçlayıp hedef haline getirirseniz, elinizden o kadar kolay kaçırırsınız. Mutluluk gibi başarı da kovalanamaz." 14 "Savaş bize sinir harbi ve toplama kamplarını getirdi." 21 "Psikiyatride 'af yanılsaması' adı verilen bir durum vardır. İdama mahkum edilmiş bir insan infazından kısa bir süre önce bile son dakikada affedilebileceği yanılsamasına kapılır." 24 "Evet, insan neredeyse her şeye alışır ama bunun nasıl olduğunu bize sormayın." 31 "Beni kalbinde bir mühür gibi taşı, sevgi ölüm kadar güçlüdür." 50 "İnsanın acısı gazın hareketine benziyordu. Belli miktarlarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ıstırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ıstırabının "boyutu" tamamen görelidir." 56 "İnsan yaşamı ve onurunu artık tanımayan ve insanı iradesinden soyutlayarak onu (fiziksel kaynaklarını son damlasına kadar sömürdükten sonra) yok etmeyi planlayan bir dünyada, kişisel benlik en sonunda değerlerini kaybedebiliyordu." 62 "Bir gün zengin ve güçlü bir İranlı, uşaklarından biriyle bahçede karşılaşmış. Uşak, Azrail ile karşılaştığını ve onu tehdit ettiğini söyleyerek bağırmış. Efendisine, kendisine en hızlı atını vermesi için yalvarmış, böylece Tahran'a aynı akşam varabilecekmiş. Efendi kabul etmiş ve uşak ata atlamış. Eve dönen efendi Azrail'le kendisi karşılaşmış ve ona sormuş: "Neden uşağımı korkutup tehdit ettin?" Azrail yanıtlamış: "Tehdit etmedim, sadece onunla bu gece Tahran'da buluşmayı planlarken burada karşılaştığım
Hayatın Anlamı