Bir gece akşam yemeğinden sonra Nazif yavaşçacık anne­ sine, "Anne bu gece seninle yalnız görüşmek istiyorum. Sonra benim odama gelirsin, olmaz mı?" dedi. Hidayet Hanım bu gizlice görüşmekliğin Rana'ya iliş­ kin olacağını düşünmüştü. Belki arkadaşlarından birini Rana'ya münasip görmüştür. Kadıncağızın bundan başka bir şey zaten zihnini işgal etmiyordu. Çünkü Nazif zaten evlenmek istemiyordu. Kendisine edilen tekliflere, "Ben henüz öğrenimimi tamamlamadım. Bir çaresini bulursam Paris'e gideceğim. İç hastalıklarına çalışacağım. Dönüşümde nasip ise evle­nirim" cevabını veriyordu. O gece evlat ile anne yalnızca birleşince Nazif hiçbir başlangıca gerek görmeksizin sözüne başladı.
Sayfa 108 - Oğlak yayınları 2021
Edebiyat & Roman
"Derken kardeşim, zaptiyeye geldik. Yaver nazırın ya­nına girdi. Dilekçemi, zannedersem, verdi ve Sadrazam Paşa'nın emirlerini bildirdi. O dışarıya çıkarken 'Nazır Paşa sizi istiyor. Yanına giriniz' dedi. Ben de odadan içe­ ri girdim. Aman Allah'ım! O gün hissettiğim fenalığı hiç unutamam. Adeta titriyordum. Her şeyden vaz geçmiştim. Hisse senetleri, elmas ... Bunların gözümde on paralık kıy­ meti kalmamıştı. Kendi kendime adeta kızıyordum. 'Bu zulüm ve istibdat kaynağından adalet dilenmeye geldin ha! Budala!' diyerek kendi kendimi kını yordum. Kapıdan girer girmez sanki babamın timsali gözümün önüne dikil­di. Titreye titreye ilerledim. Büyücek bir masanın önünde oturan bir adam, o anda biçimini ve yüzünü hiç aklımda tutamadığım bir adam 'Sen Zülfikar Efendi merhumun kızı mısın, hanım?' diye sordu. 'Evet kızıyım' dedim. Aramızda cereyan eden sözleri harfiyen söyleyeyim. 'Ne istiyorsun?' 'Efendim, ne isteyeceğim? Babamın malını istiyorum.' 'Nedir, neden ibarettir? Bunu biliyor musunuz?' 'Hayır, babamın öldüğü gece evimizi basmaya geldikleri zaman kasayı açtılar. İçindeki hisse senetlerini, mü­ cevherleri aldılar. Bunu torbalara koyarak Üzerlerini mü­ hürlediler. Zannedersem buraya getirdiler.'
Sayfa 85 - Oğlak yayınları 2021
Edebiyat & Roman
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zülfikar Efendi ailesinin hep yapılagelen bir alışkanlı­ğı vardı: Sabahleyin aile bireyleri hep Zülfikar Efendi'nin odasına giderler ve sabah kahvesini orada içerlerdi. O sabah Atıfet'le kocası her zaman olduğu gibi babalarının odasına gittiler. Atıf Efendi ile Hidayet orada bulunmu­ yordu. Halbuki onlar daima daha evvel oraya giderlerdi. Hatta Zahid Efendi bunu merak ve endişe ederek ka­yınpederinden sebebini sordu. Zülfikar Efendi alışıldığı­ nın tersine üzgün ve aşırı umutsuzluk ile düşkün görü­nüyordu. "Bu sabah erkenden gitmiş ... Nereye gittiğini bilmiyo­rum" diyebildi.
Sayfa 50 - Oğlak yayınları 2021
Edebiyat & Roman
Zavallı baba zor bir durumda kalmıştı. O evvela vata­nın bağrına saplanmakta olan hançerin acısına, manevi üzüntülerine karşı koyma gücü bulmaya çalışırken bü­yük kızının sıkıntılı umutsuzluk durumu onu büsbütün yorgun düşürüyordu. Tasavvur edilsin; bir ev içinde iki kadın, iki hemşire var. Biri kocasından ayrı, kocası harp meydanında, hatta meydanda da değil, kuşatmada. Ne ol­ dukları, ne olacakları malum değil.
Sayfa 20 - Oğlak yayınları 2021
Edebiyat & Roman
Yaradılmışlar seni Yaradandan perdeliyor. Sebeplerle uğraştığın için sebeplerin Yaratıcısını (müsebbib) göremiyorsun.
Din
Bir vak'ayı doğru görüp, iyi tahlil edene, akıllı insan diyoruz. Kimi bir oluşun su yüzüne çıkan kısmını görür ve kavrar. Kimi ondan hareketle, onu doğuran sebepleri görür. Kimi de bu sebepler zincirinde alabildiğince geriye doğru giderek müsebbib-ül esbabı yani ilahi iradeyi görür. Bir merhale daha ileriye giderek bu ilahi iradenin hedefini kavrar. Yani insan bir oluştaki murad-ı ilahiye intikal ederse, o asla telaş etmez. Benim idrak ve izanımı rahatlatan bu ufuktur. Bir oluşu, sadece satıh çerçevesi içinde görenler, telaş ve ızdırap içinde kalırlar.