Giriş Yap
Müsekkin Dergisi
@musekkindergi
Edebiyat bizde huydur. İnstagram: instagram.com/musekkindergi?igshi...
23 okur puanı
27 Kas 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Müsekkin Dergisi tekrar paylaştı.
İnsanları tarafsız gözlemle. Her zaman konuşmaktan çok dinle. Gerektiği yerde sus. Bilmediğini bilen gibi yapandan uzak dur. Sen bilirken susma, bilmezken konuşma. Bilgiyi elde etmek seni mutlu edecektir. Asil insan bunu uygular.
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Müsekkin Dergisi tekrar paylaştı.
Tyler Durden der ki;
"Kıçına tüy takmak seni tavuk yapmaz"
·
1 yorumun tümünü gör
1 An 1 Yazı
Bir garın hafif loş kenarında gelip geçen adımları izliyorum. Hafif loşluğun öptüğü bu yolculuk alameti, sevinçlerle, hüzünlerle ve hayretler ile örüyor duvarlarını... Duvarlarında tik-tak öten saat sesleri, kenarıya bırakılmış samimiyetin tozunu içinde barındırıyor. İlerliyorlar; kimisi koşar ayak, kimisi paytak paytak... Hayat durmadan akıp giderken; zamanı durdurup o vazgeçilmez günlerimizi, o unutulmaz anılarımızı veya o keyifli dakikaları yeniden yaşamamıza engel olan zaman mıdır? Yoksa daha mutlu olacağımız, daha güzel geçecek dakikalara doğru ilerleyen yahut ilerleyemeyen bizler miyiz? Düşünceler bir garın zaman tınılarında sessizce ilerleyip gidiyor... Neden sürekli zamana karşı savaş halindeyiz? Neden zamana yenik düşüyoruz? Neden zaman bize bir iyilik yapmıyor da güzel insanlar gibi bahar mevsimi değerinde güzel günlerde, o güzel atlara binip ardına bakmadan kaybolup gidiyor? Trenler, bir başlangıcı ya da bitişi mi uygulamak zorunda daima? Yok mu bunun bir arası... Bir yaşamı bir kere yaşıyoruz Bırakın gerektiği gibi, kafamıza eseni yaşayalım.. hayat bizim, doğrularımızla, yanlışlarımızla, ve çok daha fazlasıyla; hayat bizim... İnsanların birbirinden farklı ayak tabanlarının sesi yankılanırken bu garda, zaman kamçılarını vurarak izini bırakıyor örümcek ağlarıyla bir duvar kenarına...
Gece Yadigarı
Sessizlik beynimde durgun sular Gibi mırıldanıyor Gece çöküyor hayata Yorgun düşüyor bedenim O anda güneş beyaz ve asil Bir aya bırakıyor yerini Bense teslim ediyorum Güneşten aldığım umudu Çıplak gözle güzel aydınlığa. Ne duruyor bedenim yerinde Ne de aklım Hınçla vuruyor beynim yüreğime Susmuyorum konuşmuyorum da Lakin seviyorum böyle orta halli Orta şekerli kahve misali .
Bir Rüzgarın Esişinde Uçalım... Link en altta...
Bir Rüzgarın Esişinde Uçalım Bir rüzgarın esişinde uçalım. Alıp götürsün bizi nereye giderse. Tutunduğumuz rüzgarın eteğinde bırakalım; kaygıları, düşünceleri ve hisleri. Bir an olsun kendimizden uzaklaşalım... Ne güzel olurdu değil mi? Bir uçurtma gibi özgür, gökyüzü gibi berrak olmak... Ruhlarımızı sarmalayan bu insansı hevesler, son bulurdu o zaman. Bir kapalılıkta sıkışan ferahlığımız, kendi nefesinde gökyüzünü solurdu. Gözlerimizin gördüğünden çok yüreğimizin duyduğuna kapıldık hep. Tekilliğin ardında daha fazlasını aradık... Bir olduysa iki, iki olduysa üç, beş olduysa on... İstek, arzu, heves... Ama artık bir rüzgarın esişinde uçalım... Bırakalım eteklerinde neyimiz var, neyimiz yoksa. Sırtımıza ağır gelen yükler, fikrimize derin gelen düşünceler, Olmaya hayal gelen heveslerle birlikte olurları da bırakalım... Uçalım ne halimiz varsa... Müsekkin Dergisi Yazarı instagram.com/musekkindergi?igshi...
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
38 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14