Sizi tanımak ve öğütlerinizi dinlemek benim için en büyük hayat dersiydi. Şimdi siz ebedi bir yolculuğa çıktınız, biz ise bıraktığınız kitapların arasında öksüz kaldık. Huzur içinde uyuyun Hocam.
Philip K. Dick'in distopik bir başyapıt olan Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi? adlı eseri, insanı insan yapan niteliklerin sınırlarını sorgulayan, kasvetli atmosferiyle okuru varoluşsal bir krizin eşiğine taşıyan sarsıcı bir deneyim sunuyor. Radyoaktif serpinti sonrası terk edilmiş, yozlaşmış bir dünyada geçen hikaye, insan ile android arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bir gelecekte empati yeteneğinin tek ölçüt haline geldiği etik bir paradoksu merkeze alırken; Rick Deckard’ın peşinde olduğu kaçak androidler üzerinden "gerçeklik" ve "yapaylık" kavramlarını ustalıkla parçalıyor. Yazarın teknoloji korkusu ve insan doğasına dair karamsar öngörüleri, hikayenin teknik detaylarından ziyade ruhani derinliğinde hayat buluyor ve okura teknolojinin hüküm sürdüğü bir evrende vicdanın nasıl bir yük haline gelebileceğini oldukça etkileyici, tekinsiz bir anlatıyla sorgulatıyor.