Mustafa Varki

Mustafa Varki
@mustafavarki
Hedefini gökyüzü yaparsan yeryüzünde hiçbir şeyi umursamazsın
Uçak ve Uzay Mühendisi/ Akademisyen
Gaün
Gaziantep
İskenderun, 19 Ocak
74 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·376 syf.··
2025 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 01:44
Jack London.. Benim hayatımın dönüm noktalarında yol göstericim olan adam... Martin Eden'inim yazarı.. Jack London’ın Deniz Kurdunu bitirdiğinizde, sanki okyanustan değil de insan ruhunun en karanlık kıyılarından çıkmış gibi hissediyorsunuz. Fırtınalar, kavga gürültü, dalgaların sesi, ama bunlardan daha da güçlü bir şey var bu kitapta: İnsanın içindeki savaş.. Ve uğruna bu hayatı yaşamaya değer kılanlar.. Kitabın kalbinde duran figür: Kurt Larsen. Güçlü, kültürlü, zekâsıyla büyüleyen ama aynı zamanda korkutan bir adam. Bir kaptan, evet, ama aynı zamanda bir filozof ve bir zorba. Onun karşısında ise Humphrey Van Weyden var. Başlangıçta narin, kırılgan, kitaplardan dünyayı öğrenmiş, gerçek hayatta henüz test edilmemiş bir adam..İşte tam burada aklıma Martin Eden geliyor. Martin de tıpkı Van Weyden gibi, önce hayata uzaktan bakan biri. Ama sonra hayatın tam ortasında, yumrukların, alayların, yalnızlığın içinde yoğruluyor. İkisi de önce kırılıyor, sonra sertleşiyor, ardından da iç dünyalarının duvarlarını tek tek yıkıyorlar. Biri okyanusun ortasında, diğeri toplumun göbeğinde ama ikisi de aynı soruyu soruyorlar içten içe: > “Ben kimim bu dünyada, ve bu dünya benim neyim olur?” Kurt Larsen, Martin Eden’in entelektüel yalnızlığını hatırlatıyor bana. İkisi de insanlara yukarıdan bakıyor bazen, çünkü düşüncelerle dopdolu zihinlerinde kimseye yer yok gibi. Ama aradaki fark şu: Martin bir çıkış arıyor, ruhunun bir anlam bulmasını istiyor; Larsen ise çoktan hiçliğin içinde kaybolmuş gibi. Biri umutsuzca var olmak istiyor, diğeri var oluşun gereksizliğini kabullenmiş. Ve Van Weyden ile Martin arasında da farklar var: Martin sistemin duvarına toslamış bir yalnızken, Van Weyden doğayla ve bir tiranla yüzleşerek kendi içindeki gücü keşfediyor. Bu yüzden belki de Deniz Kurdu,
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·130 syf.··
2025 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2025 19:40
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra bir süre gözlerini tavana dikip kalırsın. Nabizade Nazım’ın Zehra’sı da işte öyle bir roman. Son sayfayı çevirdiğimde, içimde buruk bir sessizlik oluştu. Hani bazen bir insanın içini yavaş yavaş tüketen bir duygu olur da, o duygunun farkına varmak bile insanı yorar ya… Zehra’nın kıskançlığı da tam böyle bir şeydi. Zehra, güzel ama iç dünyasında fırtınalar kopan bir kadın. Seviyor mu? Belki. Ama güvenmiyor. Sevilmek istiyor ama sevilmeye layık olduğuna pek inanmıyor. İçindeki kıskançlık, onu hem insanlardan hem de kendinden uzaklaştırıyor. Öyle bir kıskançlık ki bu, sadece kocasını başkasına kaptırma korkusu değil, kendi değerini ancak başkasının eksikliğiyle anlamaya çalışma hâli. Dışardan bakınca ‘ne kadar da abartıyor’ dediğim çok oldu ama sonra düşündüm... İçinde onun kadar büyütmeden kaçımız kıskanmadık ki? Roman boyunca insan, Zehra’nın sadece etrafındakilere değil, en çok da kendine zarar verdiğini fark ediyor. Kalbi, zihni, dostlukları, aşkı... Hepsini yavaş yavaş o kıskançlık duygusu kemiriyor. Ve bu duygunun, insanın vicdanını bile nasıl susturabildiğini görmek içimi cız ettirdi. Hele Sırrı Cemal’in olan bitene karşı duruşu, sessizliği, çaresizliği... Bazen birini sevmek, onu kurtarmaya yetmiyor, değil mi? Nabizade Nazım, roman boyunca bize sadece bir kadının iç dünyasını değil, insan ruhunun karanlıkta nasıl şekil değiştirdiğini anlatıyor. Zehra'nın trajedisi, sadece kıskançlık değil, anlaşılmamışlık, değer görme arzusu ve kendi içindeki boşluğu başkalarına saldırarak doldurmaya çalışma çabası aslında. İnsan okurken hem kızıyor ona hem de üzülüyor; hem anlamaya çalışıyor hem de "bu kadar da olur mu" diyor. Bence Zehra, bir kadının çöküş hikâyesinden öte, hepimizin içindeki o küçük kıskanç sesin büyüdüğünde
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202415,3bin okunma
9/10
·344 syf.··
2024 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2024 16:26
Jack London. Hayatımı, yaşayış şeklimi, insanlara bakışımı değiştiren Adam. Bundan seneler önce akademik camiaya ilk adım attığım zamanlarda tanıştım ‘Martin Eden’ kitabıyla ve ondan sonra Martin gibi hareket edip, Martin gibi hayatımı şekillendirmiştim. Şimdi, hayat biraz da tesadüflerle doludur derler ya, akademik camia içerisinde yıllarca yoğrulup geldiğim bu noktada tesadüf eseri olayın ana karakterinin de bir akademisyen olduğu ‘Yıldız Gezgini’ kitabını görüp hiç düşünmeden ve hemen okuma isteğiyle satın aldım. Yine, kendime göre nispeten hızlı ve keyifle okuduğum bir kitap oldu ama tabiki yüksek beklentilerinizi bir ‘Martin Eden’ kadar asla karşılayamayacaktır. Bir meslektaşını öldürerek Amerika’da bulunan San Quentin Hapishanesi’ne düşen eski bir profesör Darrel Standing, içinde bulunduğu köhnemiş ve berbat hayat koşullarında, yaşadığı korkunç işkence ve acılardan kurtulmak için, bedenini ‘ölü’ bir hale getirip ruhuyla beraber geçmiş hayat yolculuklarına çıkıyor ve bizler de kendimizi farklı hikayelerde buluyoruz. Astral seyahat ve reenkarnasyon gibi konulara vurgu yapılarak, 20.yüzyılda yer alan bu gaddar ve zalim hapishane sistemlerine de dokundurmalar yapılıyor. Dili her zamanki gibi aynı sadelikte, kurgusu çok güzeldi ayrıca sizi sıkmayan öyküler barındırıyordu içinde. Okumanızı tavsiye ediyorum ve size yine kitabın özeti niteliğinde, kitaptan güzel bir alıntı ile veda ediyorum.. ‘’Ölüm diye bir şey yok. Yaşam ruhtur ve ruh da ölemez.’’
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
9/10
·264 syf.··
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 23:53
Bu adamın hayranı olmamak elde değil. Her kitabında inanılmaz duygusal çözümlemeleri mükemmel bir diliyle ve bitirdikten sonra dahi ağızda tat bırakacak şekilde bize sunuyor. Bu kitabı da 7 farklı öyküden oluşuyor ki bunlardan 3 tanesi bana göre çok iyi ve sarsıcıydı (okuduğunuz vakit siz de hangileri olduğunu az çok anlayacaksınız). Aşk, özlem, kavuşamamak, kıskançlık, intikam gibi bir çok duyguyu bir arada ve kitabın adından anlaşılacağı gibi karmaşık bir şekilde okuyucuya aktarması, kitabı öyküler bitene kadar elinizden birakmamaniza sebebiyet veriyor. Bazı öykülerde benim gibi siz de kendinizi görebilirsiniz. Gönül rahatlığıyla alabileceğiniz hatta sevdiğiniz insanlara hediye edebileceğiniz bir eser. Kırmam gereken tek puan bir kaç öyküden benzer tadı almamda kaynaklı, herkese bol kitaplı günler dilerim :)
Karmaşık DuygularStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202113,1bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2022 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 19:21
Nasıl başlayacağımı bilemiyorum, hatta bu kitabın mutsuz ve depresif bir hayat yaşarken okunup okunmaması gerektiğinden bile emin değilim. Uzun zamandır kalbimi bu denli yaralayan kitap okumamıştım. Hem bir an önce bitsin hem de sonlara yaklaştıkça hiç bitmesin istedim. Dostluğu en iyi şekilde bizlere sunan, sadakat ve fedakarlık kelimelerinin anlamlarını tekrar tekrar yüzümüze vuran, savaşın o acı ve kasvetli yüzünü, Taliban denilen aşağılık örgütün vicdansızlığını gözler önüne seren muhteşem bir öyküydü. Okunmalı mı? Kesinlikle.. Hatta zaman geçtikçe insanın içindeki o vicdan ve merhamet duygusu köreldiğinde açıp tekrar okunmalı.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma