Bazen gecenin sessizliği insanı öyle sarar ki,
dışarıdaki dünyanın gürültüsü artık kulağa gelmez.
Ama içimde bir ses vardır, hiç susmaz…
O ses benim kalbim, Rabbim, ve ben şimdi ona Sana dönerek kulak veriyorum.
Allah’ım…
Bazen kalbim öyle yoruluyor ki, sadece durup nefes almak istiyor.
Ama durmak da bir seçenek değil; çünkü her durak, geçmişin gölgelerini getiriyor.
İşte o gölgelerin içinde bana öyle bir ışık ver ki,
kendi yolumu aydınlatmadan başkasına güvenmeyeyim.
Rabbim…
Bana öyle bir kalp ver ki; kırılmaya değil, büyümeye hazır olsun.
İçimdeki boşluklar bana korku değil, öğrenme ve sabır fırsatı getirsin.
Geçmişin yükleri omuzlarımı ezmesin,
geleceğin belirsizliği kalbimi tedirgin etmesin.
Sadece Senin rahmetinle dolsun.
Allah’ım…
Bazen insanın içi öyle bir karmaşa olur ki, hangi düşünceyi takip edeceğini bilemez.
İşte o anda bana pusula ol Sen.
Kalbimi öyle bir yere yönlendir ki, yanlış yollarda kaybolmayayım,
yanlış insanlara umut bağlamayayım.
Beni, sessizce ama derin bir şekilde Sana yaklaştıracak yollara sürükle.
Rabbim, bana öyle bir sabır ver ki;
beklemek bir eziyet olmasın, bir ibadet olsun.
Kaybettiklerim bana ders, eksiklerim bana rehber olsun.
İçimde öfke kalmasın, kırgınlık kalmasın, sadece kabul ve teslimiyet olsun.
Çünkü biliyorum, her eksiklik bir öğretmendir, her geçikme bir lütuftur.