birbirimize sarılmış, duruyoruz pencerede, sokaktan bizi seyrediyorlar:
zamanı geldi artık bilmelerinin!
taşların çiçeklenmesinin,
bir yüreğin tedirgin atmasının zamanı geldi.
zamanıdır artık zamanının gelmesinin.
zamanı geldi.
Eğer Allah sana “kaderini ben belirlerim ve benim belirlediğim kader senin için hayırdır” demişse senin: demek ki görünürde şer gibi algıladığım olaylar hakikatte benim için hayırmış demen gerekir. çünkü ona güvenmek bunu gerektirir.
Ben burada yürüsem bütün ölülerin çığlıklarını işitiyorum, kahrolmadan geçmem mümkün değil. Hepsi korkunç biçimde barışıyorlar. Ne kadar gençseler o kadar dehşetli çığlıklar atıyorlar…