"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zevâl ve teb’îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti’ raiyetini başıboş bırakıp idam etme." — Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Suret
6 ANA BİDAT FIRKASI KISACA LİNK; justpaste.it/7yhzy jpst.it/3b2sJ BİLGİ: (Fırka ayrımı yapan alimlerden bazı örnekler:) Berbehârî (329/941), Âcurrî (360/970), İbn Batta(387/997) ve Seksekî (683/1284) gibi müellifler, fırka-i nâciyenindışındaki ana fırkaların 4’e, onların da kendi içinde 18 kola ayrıldığını söyleyerek, 4x18 formülüyle 72 sayısına ulaşmışlardır.(Cabiri) Bunun dışında, Ebu Mutî‘ en-Nesefî (318/930) ve İbnü’l-Cevzî(597/1200) gibi müellifler ile daha ziyade Hanefî kimliği ile ön planaçıkmış Keşşî (V/XI. yy), Irakî (VI/XII. yy), İbn Kemâl Paşazâde(940/1534), Birgivî (981/1573) gibi bazı yazarlar da fırka-i nâciye dışındaki ana fırkaları altıya, onları da kendi içinde 12’ye ayırarak 72 sayısına 6x12 formülüyle ulaşmışlardır.
Reklam
Nefsi zindan eylegil daim riyazethanede Kim halas olup gidesin sen dahi ol hanade Tak riyazet zencirin boynuna nefsin aşk ile Ta ki nefsin devlerin getiresin imane de Bend edip nefsi bırak açlık susuzluk çahına Zikr kılıcın ele al gir yola merdane de Evliya vü enbiya Hak yola böyle girdiler Nefslerin kahrettiler kıydılar hem cane de Çünkü cane kıydılar külli hevesden geçtiler La mekandan da ileri gittiler seyrane de Bend edip salmaz isen nefsi raiyazet çahına Sen anın bendindesin hiç düşmegil gümane de Kim ki nefsi bağlayıp kılmadı kendüye muti Nefse firkatte giriftar oldu ol şeytane de Nefs-i emmare diler emrinde daim olasın Hiç itaat etmeyesin ol yüce Sultan'e de Eşrefoğlu Rumi kim nefsi müselman ettiyse Mürşid-i hadi olur cinne hem insane de -Eşrefoğlu Rumi
GÜNEŞ NASIL SECDE EDİYOR?
İtiraf ederim ki, bu yazı bir fotoğraftan çıktı. Evet. Bir fotoğraftan. Kibrit çöpleriyle çocukluğu-gençliği-ihtiyarlığı anlatan bir çalışmaydı. İnternette gezerken rastladım. Sonra cümle detayların Sahibi Celle Celâluhû dikkatime namazın hareketlerini de verdi. Baktım. Aşağı-yukarı aynı şeyleri gördüm. Kıyamım gençliğim. Rükûm ihtiyarlığım. Emeklemem secdeye gidişim-kalkışım. Secdem doğumum-ölümüm. Bir bütünlük içinde gözüktü bana hepsi. Yâni "aynı döngünün parçalarını temsil ediyorlar" gibi geldi. Üstelik bir de yaşanılanı dalgaya benzettim. Aynen. Dalgaya. Zeminden yükseliyor. Âhirinde yine zeminle buluşuyor. Namazın şekli dalgaya benzediği gibi insanın hayatı da benziyor. Hattâ güneşin doğup batışı da. Arkadaşım sanki sadece denizler dalgalanmıyor. Günde güneşle dalgalanıyor. Bu durum elbette hatırıma hemen 9. Söz'ü getirdi. Hani "namazın beş vakte hikmet-i tahsisini" anlatan o latif metni. Sahi. Mürşidim de orada böylesi bir döngüselliğe dikkat çekmiyor muydu? Yani zaman iç içe sarılı evreler içinde yaşanmıyor muydu? Öyle ki, büyük dairede olan tasarrufları, küçük dairemizde beş vakitle müşahede ediyorduk. İzdüşümlerini âlemimizde böyle görüyorduk. Ah. Sözü neden kendimde oyalıyorum ki arkadaşım? Yerinden alıntılayayım: "Nasıl ki haftalık bir saatin saniye ve dakika ve saat ve günlerini sayan milleri birbirine bakarlar, birbirinin misâlidirler ve birbirinin hükmünü alırlar. Öyle de, Cenâb-ı Hakkın bir saat-i kübrâsı olan şu âlem-i dünyanın saniyesi hükmünde olan gece ve gündüz deverânı ve dakikaları sayan seneler ve saatleri sayan tabakat-ı ömr-ü insan ve günleri sayan edvâr-ı ömr-ü âlem birbirine bakarlar, birbirinin misâlidirler ve birbirinin hükmündedirler ve birbirini hatırlatırlar." __İki misâlini hemen ilâve edelim ki tamam
Tefekkürât
Muğni | el-Muğni İsminin Anlamı EL-MUĞNİ: İstediğini, istediği anda, istediği kadar zen­gin eden; yarattığı varlıkların ve hepsinin her türlü ihtiyaç­larını giderip zengin kılan. Hazinedar kendisi olunca kullarını ve kendisinden iste­yenlerin mahrum bırakması söz konusu olmaz. Borca, kre­diye veya çalışıp kazanmaya ihtiyacı olmayan yüce Allah, kendisinden isteneni verir ve istediği kadar verir, istediğini zengireder. Bu isim Kur’an’da bu şekilde Rabbimiz için kullanılmamıştır. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmiştir. Muğni isminin ıstılah anlamı: Muğni; kullarını maddi anlamda zengin kılandır. Muğni; kullarını ilim ve Kur’an bilgisiyle zengin kılandır. Muğni; kullarına her konuda yeterli gelendir. Muğni | el-Muğni Dualar ve Zikirler EL-MUĞNİ isminin zikri (1100) adettir. Zikir saati Zühre; günü Cumadır. Cuma günü sabah erken güneş doğar­ken ve ikindi namazı sonrasıdır. Muğni | el-Muğni esmasıyla yapılacak Dualar: Ey mülkün Sahibi! Ey zenginlerin en Zengini! Ey zenginin ve fakirin Sahibi! Ey hepimizin Sahibi! Ey kalpler Elinde Olan Allah! Ey Müteal!Ey Muğnî! Ey Allah! Dilediğini zengin eden Sensin Rabb’im! Fakirlik içinde bırakan Sensin dilediğini! Yegâne Muğnî Sensin Allah’ım! Sen ne güzel Mevla, ne güzel Vekilsin! Bize zenginlik nasip et Muğni Adınla Rabb’im! Senin rızana ulaşacağımız bir zenginlik nasip et bize!Paylaşılmayan zenginlik nedir ki yoksulluktan başka;Böyle yoksulluktan koru bizi Allah’ım Muğnî Adınla!
Din
Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki; "Kîni çıkar kalbinden. Kalbinden kîni, süm'ayı, riyâyı, hıkdı, fitneyi at kalbinden. Hakk'dan gayrını çıkar, kaldır at. Ne malına sevgi göster, ne evlâdına. Allah'ı sev. Hepsi sana mutî' olacak o vakit. Allah'a teslim olursan, Allah'ı seversen, bütün mahlûkât sana mutî' olacakdır. Sana itâat edecekdir yani, senin peşinden gelecekdir. Kalbini tathîr eyle, temizle. Kalb temizliği de işte, Hakk korkusuyla dökülen gözyaşıyla olabilir. Ne deniz suyuyla, ne nehrin suyuyla, Hakk korkusuyla akan gözyaşıyla. Yüz siyahlığı, kalb siyahlığı böyle tathîr olunur. İstiğfâr ile olur tathîrât ve günahlara tövbe ederek olur. Bak, tertemiz bir elbise giydin sırtına. Söylüyoruz. Oruca girdin, Ramazan'a erişdin, yepyeni bir elbise giydin sırtına. Bembeyaz bir elbise, takvâ elbisesi giydin. Bunu kirletme Ramazan'dan sonra. Bırak artık cehâleti. Bırak dalâleti. Kötülüklerden hayır gelmez." Muzaffer Ozak
❁Ramazan-ı Şerif ❁
Reklam
Reklam