Bı türlü cevabını bulamadığım soru.
Bir anne düşün, cennette sonsuz huzur ve mutluluk içindeyken, evladı cehennemde acı çekiyor... Bu nasıl dayanılır? Mantık olarak gerçekten çok zor bir paradoks.
Dini öğretilerde (özellikle İslam’da) bu konuda genellikle şöyle cevaplar veriliyor:
- Cennetteki kişiler tamamen farklı bir ruh haline kavuşuyor. Orada keder, üzüntü, hasret gibi duygular kökünden kalkıyor. Allah’ın iradesi ve rahmetiyle kalpler öyle bir huzura eriyor ki, “keşke” ya da “acaba” diye bir şey kalmıyor. Yani anne orada o acıyı hissetmiyor ya da hissetse bile katlanılabilir, hatta adalet duygusuyla kabullenilebilir hale geliyor deniyor.
- Bazı alimler de der ki: Dünyadayken sevdiğimiz insanlar için üzülmemiz çok normal, çünkü burası imtihan yeri. Ama ahirette her şeyin **mutlak adalet içinde olduğu görülür. Kişi cehenneme kendi tercihleri, zulümleri, inkârı yüzünden gitmiştir. Anne orada bunu bildiği için “keşke” çekmez.
Ama samimi söyleyeyim...
Bu açıklama bazı insanlara yetiyor, bazılarına da yetmiyor. düşünüyorum Bir annenin evladının sonsuz acısına kayıtsız kalabilmesi**, sevgiyle bağdaşmıyor gibi geliyor. Bu, “sonsuz ceza” kavramının en çok sorgulandığı noktalardan biri zaten.
Bazıları da “Belki cehennem sonsuza kadar değildir, belki bir süre sonra temizlenme olur” diyor (bu konuda mezhepler arası fark var). Bazıları ise “Allah dilerse herkesi affeder, özellikle şefaatle” diye umut ediyor.