Bı türlü cevabını bulamadığım soru. Bir anne düşün, cennette sonsuz huzur ve mutluluk içindeyken, evladı cehennemde acı çekiyor... Bu nasıl dayanılır? Mantık olarak gerçekten çok zor bir paradoks. Dini öğretilerde (özellikle İslam’da) bu konuda genellikle şöyle cevaplar veriliyor: - Cennetteki kişiler tamamen farklı bir ruh haline kavuşuyor. Orada keder, üzüntü, hasret gibi duygular kökünden kalkıyor. Allah’ın iradesi ve rahmetiyle kalpler öyle bir huzura eriyor ki, “keşke” ya da “acaba” diye bir şey kalmıyor. Yani anne orada o acıyı hissetmiyor ya da hissetse bile katlanılabilir, hatta adalet duygusuyla kabullenilebilir hale geliyor deniyor. - Bazı alimler de der ki: Dünyadayken sevdiğimiz insanlar için üzülmemiz çok normal, çünkü burası imtihan yeri. Ama ahirette her şeyin **mutlak adalet içinde olduğu görülür. Kişi cehenneme kendi tercihleri, zulümleri, inkârı yüzünden gitmiştir. Anne orada bunu bildiği için “keşke” çekmez. Ama samimi söyleyeyim... Bu açıklama bazı insanlara yetiyor, bazılarına da yetmiyor. düşünüyorum Bir annenin evladının sonsuz acısına kayıtsız kalabilmesi**, sevgiyle bağdaşmıyor gibi geliyor. Bu, “sonsuz ceza” kavramının en çok sorgulandığı noktalardan biri zaten. Bazıları da “Belki cehennem sonsuza kadar değildir, belki bir süre sonra temizlenme olur” diyor (bu konuda mezhepler arası fark var). Bazıları ise “Allah dilerse herkesi affeder, özellikle şefaatle” diye umut ediyor.
8/10
·135 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Kabul edelim ya da etmeyelim hepimiz bu hayatı sandığımızdan daha çok seviyoruz. Çoğu zaman hayattan yakınıyoruz fakat yine de yaşamaya, umut etmeye ve yarını beklemeye devam ediyoruz.
Mutluluğun En Güzel TarihiAndre Comte-Sponville · İş Bankası Kültür Yayınları · 2020188 okunma
Johan Vilhelm Snellman
Kadın ve erkeğin soyun devamı için birleşmesi doğal bir dürtünün sonucudur ve sadece bu açıdan bakıldığında, tüm soyları ayakta tutan aynı doğa yasasına bağlı sayılmalıdır. Fiziksel olarak çaresiz
Felsefe
Mazide okuduğum eserlerden...
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
MUTLAK PEŞİNDE / HONORÉ DE BALZAC Josephine & Balthazar... Birbiriyle ahenk içinde, huzurlu, mutlu, aşık, variyetli bir aile kurmuş, 17 yıl boyunca mutlu yaşamışlardır... Taa ki Balthazar'ın
Edebiyat
Mutlak PeşindeHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2021782 okunma
Mutluluk mutlak bir şey değil, inişleri ve çıkışları, gidip gelen sevinçleriyle varoluşun -son derece göreli- bir halidir ... Bu mutluluğu bir kenara itmek için gerçekten ya bu konuda kara cahil olmak gerekir ya da hayatı zerre kadar sevmemek! Mutlak mutluluk yoktur (yani saadet), ama mutsuz olmadığımız sürece az çok ya da hemen hemen mutluyuzdur. Müşkülpesent olmayalım! Gerçekliğin yüzüne tüküren nihilistler ya da dekadanlar gibi davranmayalım. Hayatın bana öğrettiği ve benim bir tür bilgelik olarak gördüğüm şeylerden biri şudur: Üç aşağı beş yukarı mutlu olmak, başlı başına bir mutluluktur.
Sayfa 49·Kitabı okuyor