"Sen bu karanlık ömrümün içine bir sevinç ışığı gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren bir nisan yağmuru gibi birdenbire geldin. Ben bu kadar çok mutluluğun altında kendimi unutmuş gibiyim. Şimdi ömrümün tek bir gayesi var: bir an evvel sana kavuşmak, seni kollarımın arasına almak, yüzüne saatlerce, senelerce hiç doymadan bakmak. Ancak o zaman tam senin istediğin gibi neşeli olabileceğim. Senden ayrı, senden uzak bulunurken benden nasıl neşeli olmamı istiyorsun?"