İnsan bu Dünyada kendine bir yer bulabilir mi?
9/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf romanı, bana göre yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kendini ait hissedemeyen bir insanın yaşam mücadelesidir. Yusuf’u okurken onun asıl savaşının çevresindeki insanlarla değil, içine doğduğu ve bir türlü uyum sağlayamadığı düzenle olduğunu düşündüm. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Yusuf, daha çocukken hayatın sert yüzüyle tanışır. Bu yüzden çevresindeki insanların çoğundan farklıdır. Haksızlıklara boyun eğmemesi, çıkar ilişkilerine uzak durması ve duygularını kolay kolay göstermemesi onu güçlü gösterse de aslında derin bir yalnızlığın içine sürükler. Romanda beni en çok etkileyen nokta, iyi bir insan olmanın her zaman mutlu olmaya yetmemesiydi. Yusuf dürüst kalmaya çalıştıkça çevresindeki yozlaşmış düzenle daha fazla çatışır. Bu durum, insanın bazen yanlış bir dünyada doğru kalmaya çalışmasının ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini düşündürüyor. Muazzez ile yaşanan aşk ise yalnızca iki insanın sevgisi değildir. Aynı zamanda Yusuf’un tutunmaya çalıştığı son umut gibidir. Ancak roman ilerledikçe insan, bazı kayıpların yalnızca insanların değil, şartların ve düzenin de eseri olduğunu görüyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan gerçekten ait olmadığı bir dünyada mutlu olabilir mi? Sabahattin Ali bu soruya kesin bir cevap vermiyor; fakat Yusuf’un hikâyesi üzerinden okuyucuyu uzun süre düşündürmeyi başarıyor. Bu yönüyle Kuyucaklı Yusuf, insanın yalnızlığını, adalet arayışını ve hayata tutunma çabasını derin bir şekilde anlatan unutulmaz bir roman.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma
Puan vermedi
Eser,IQ’su 68 olan ve fırında temizlikçi olarak çalışan, saf, temiz kalpli Charlie Gordon’ın, zekasını artıracak deneysel bir ameliyata katılmasıyla başlayan sürecini anlatır. Aynı ameliyat daha önce Algernon adında bir fareye de uygulanmış ve başarıya ulaşmıştır. Laboratuvar faresi Algernon ise Charlie’nin geleceğinin aynasıdır. Algernon’un zeka seviyesindeki gerileme başladığında, Charlie kendi sonunu da görmüştür. Charlie’nin tek isteği zeki olmaktır. Çünkü o, zekânın onu mutlu edeceğine, insanların onu seveceğine inanır. Fakat Charlie zeki oldukça yalnızlaşır.zekâsı arttıkça çevresindeki insanların aslında yıllarca onunla alay ettiğini fark eder. Cehaletin mutluluk olduğu, zekanın ise insanı gerçeklerin soğuk yüzüyle ve yalnızlıkla baş başa bıraktığı teması harika işlenmiştir.Sonlara doğru ise bu değişimin tersine dönmesi, okuyucunun yüreğini burkan güçlü bir anlatım oluşturuyor. Kitapdaki o son cümle…Charlie’nin o gerilemiş, yarım yamalak diliyle yazdığı “Lütfen arka bahçedeki Algernon’un mezarına çiçek koyun” ricası, içimde bir yerleri sonsuza dek kırdı. Bazen “Keşke o ameliyatı hiç olmasaydı da o güzel kalbiyle mutlu kalmaya devam etseydi” diye düşünmeden edemiyorum.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:25
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarına günlükleriyle devam ediyorum. 1948-1989 yılları arasında yazdığı günlükleri zaman çizgisini koruyarak defterler formunda düzenlenmiş. Yavuz Türk tarafından, yazarın o muhteşem el yazısına, gazete kupürlerine, afiş, bilet ve fotoğraflara yer verilerek hazırlanmış. Her zaman günlük okurken huzursuz olurum. Kişinin mahremiyetini izinsizce ihlal ediyormuşum gibi hissederim. Neyseki bir yerde “İnşallah birisi defteri okur…” diyor, bu biraz içimi rahatlasa dahi yine de benzer bir hisle okudum. Henüz 15 yaşındayken yazdığı günlüklerle başlıyor kitap. İlk cümleden anladığım kadarıyla ilk yazma denemeleri de değil. 15 yaşında birisinin bu derece olgun üslubunun olması inanılmaz doğrusu. Yazarın büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca henüz çok gençken bile öylesine her şeyi anlayan, derinden hisseden olgun bir ruhununun olduğunu görmek bana hüzün verdi. Yaşıtları gibi aklı beş karış havada bir genç kız olsa daha mutlu olurdu. Her şeyi anlama lânetine yakalanan talihsizlerden olmuş sevgili Baran. Potansiyelinin farkında ama gerçekleştirememiş insan ızdırabını, bir türlü yakasını bırakmayan melankoli içinde boğulan birisini, aynı zamanda histerik bir genç kız kalbinin heyecanları ve arzularını açık seçik gösteriyor. Kitabın ilk yarısında, ergenlik buhranlarının en olgun insanda bile tesirinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Küçük genç kız kalbinin her aşkın son ve ölümsüz olduğuna inanışının canlı örneği gibiydi Baran. Kitabın ikinci yarısındaysa onu zaman içinde olgunlaşmış bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Fikirleri ve duyguları olgunlaşırken inancının zayıflaması biraz üzücüydü. Babasını soğuk bir Şubat gününde kaybetmesiyle de daha bir çok açıdan da kendimi ona benzettiğim yerler oldu. İlerleyen yollarda yazdığı günlüklerde siyasi
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202461 okunma
7/10
·496 syf.··
2026 56. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:41
Hellooo Sizlere kalemini severek okuduğum yazarın Tozlu Pembe serisinin ikinci kitabını getirdim. Kitabın içeriğinden önce baskısını çokça methetmek istiyorum. Arkadaşlar içi dışı, ayraçları, posteri, stickerları, karakter kartları herşeyiyle dört dörtlük bir baskı. Diğer herşeyin yanında yayınevine bu emekleri için sonsuz teşekkürler. Şimdi gelelim kitabımız; Ayperi küllerinden yavaş ama emin adımlarla yeniden doğuyor. Ömer Seyirhan gibi bir karakter varken küllerimizden en güzel haliyle doğmamak söz konusu dahi olamaz tabi İkisinin yanyana geldiği her anları üzülerek, aşkı yaşayarak ya da kahkaha atarak okudum. Ki bence Ayperi de Ömer'de mutlu olmayı sonuna kadar hak eden iki yaralı kuş. Bakalım mutlu son onları bulabilecek mi? Bir de garanti ediyorum, etrafında Melike ve Şeyma gibi kankan varsa sırtın sittin sene yere gelmez. Ayperi tüm o yaşadıklarına onlarsız dayanamazdı! Şimdi Ayperi'nin kendi dünyasını güçlendirirken Ömer'i kendisinden uzaklaştırması aramıza bir miktar mesafeleri soksa da bir yanım yine ona kızamıyor. Bakalım üçüncü kitapta bizi neler bekleyecek! Evet ben hâlâ kararlıyım wattpad'den okumayacağım okuyanlara da sormayacağım! Baskısını beklemeye devem! Yazarın kitapları okunmaya ve o şahane baskıların kitaplığınızda yer almasına değer. O sebeple alın OKUYUN ve OKUTUN KitapRüyasından Sevgilerle
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026205 okunma
9/10
·224 syf.··
2026 58. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum Funda Uçuk Er Hayykitap #kocambirnarsist Kahvekokulukitaplar1 #kitapdostluğu01 "Mahşer gününde şikayet edeceklerim Var Allahım... Hakkımı helal etmeyip görülecek hesabı beklediklerim var." Alıntı "Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır. "Alıntı. " Zira bir insan çok zor bir imtihandan geçerken buna şahit olan diğerlerinin de bir o kadar imtihan içinde olduğunu düşünüyorum. Kolaylaştıranla zorlaştıranın hesabının aynı olmayacağını zannediyorum." Alıntı. Herkese merhabalar Sevgili hemşehrim Funda Uçuk Er 'in' HADİN' serisinden sonra yeni serisinin ilk kitabı 'Kocam bir narsist' kitabının yorumuyla geldim. Yine akıcı yalın ama şefkatle tokatlayan cümleler ile kendimize geldik. O kadar beğendim ki 1000 k da onaltı alıntı yaptım. Daha da altı çizili çok cümlem var ama hepsini yazamam. Sizde mutlaka kitabı alıp okuyun ve okutun. Ki hatta evlilik okulları açılsın ve de ders kitabı olarak okutulsun. Kitabın içindeki dizi ve film önerilerini not alarak müzikleri de dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle derinden sarsıcı. Melal&Atlas Sadberk&Pamir Ve kendi imtihanları içinde herkese etmeye çalışan psikolog çiftimiz : Güneş & Kartal.
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025418 okunma
10/10
·564 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:58
Günümüz popüler kültüründeki abartılı, lüks ve kusursuz düğün algısının aksine; İpek Ongun bu kitapta bütçe planlamasına, sadeliğe ve maneviyata vurgu yapıyor. Serra ve Özgür’ün karşılaştığı pürüzler, aileler arası tatlı uyuşmazlıklar ve bunların olgunlukla çözülmesi okuyucuya gerçekçi bir rehber sunuyor."Şimdi Düğün Zamanı", sadece bir evlilik hikayesi değil; 2000'lerin başından beri Türk gençliğinin elinden düşmeyen bir serinin,içimizden biri haline gelen Serra'nın olgunlaşma diplomasıdır.Eğer seriyi baştan beri takip ettiyseniz bu kitap sizin için eski bir dostun mutlu gününe şahitlik etmek gibi hissettirecektir.Seriyle yeni tanışacak olanların ise mutlaka ilk kitaptan başlaması, bu son kitabın yaşatacağı duygusal tatmin için şarttır.
Şimdi Düğün Zamanıİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20125,6bin okunma