Puan vermedi·248 syf.··
2026 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 01:25
Kitabın son 10 sayfasını okuyana kadar çokta mesaj vermeyen basit bir kitap olarak görmüştüm. Ama sonunda aslında insanın gerçekte ne istediğine, nerede mutlu olduğuna, neler düşündüğüne karar vermesi gerekiyor önce. Yanıbaşımızda duran güzellikleri bazen farketmemiz için iyi yada kötü bir şeyler yaşamamız gerekiyor. Mutlu ol Sallie :)
Sevgili DüşmanımJean Webster · Dorlion Yayınevi · 202215 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 91. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:37
Selamlar. Benim canım Hell Bent serisinin son kitabı ile geldim. Sırada iblis kardeşlerden Raum var. Benim hüzünlü ve minik kekim. Sessiz sakin hayatında tamda barınak işi bulup yeni bir düzen oluşturmuşken bir melek ve onun tehtidi ile karşı karşıya kalmamalıydı. Ayrıca Sunshine çok güzeldi. Bu onu etkilememliydi. Bir iblis ve bir melek aralarındaki rekabet kadimdir. Ancak bu durum aralarındaki mükemmel tutkuyu söndürmeye yetmemişti. Ayrıca bir planları vardı. Raum ona yeraltı dünyasında rehberlik edecekti ve değer verdiği her şeyi hem koruyup hem kaybedecekti. Hayatlarını kurmuş kardeşlerini ve eşlerini korumalıydı. Ancak Raum farkında olmasa da Mist bir şeyler döndüğünün farkındaydı. Plan basitti. Ona uyacak ve sözleşme gereği herkes yoluna bakacaktı. Ancak karmaşa ve kaos bu planların içinde değildi. Ee biliyorsunuz aşk ve tutku her zaman bir yolunu bulur. Sizin planlarınız olsa bile kaderinde bir planı vardır. Bu seride en sevdiğim şey diğer karakterleri de tekrar okuyabilmek. Bel ya yemin ederim en çok ona ne olacağını merak ediyorum. Şimdilik Raum ve Sunshine dönelim. Sunshine ve neden mertebesinin düşürüldüğünü merakla okuyorsunuz. Bu seriyle alakalı söylemek istediğim başka bir şey daha var. Başlarda sadece fantastik ve romantik bir hikâye okuyacağımızı düşünüyoruz ama sayfalar ilerledikçe karakterlerin geçmişleri, korkuları ve birbirlerine karşı açtıkları yaralar bizleri hikâyenin içine tam anlamıyla çekiyor diyebilirim. Raum dışarıdan güçlü ve tehlikeli görünmesine rağmen içindeki yalnızlığı görmek beni etkiledi. Geçmiş ve hayvan sever yanlarını okumak kitabın en çarpıcı anlarıydı. Birbirlerine yaklaşmaya çalışırken yaşadıkları çatışmalar, güven sorunları ve fedakârlıklar romantizmi çok daha anlamlı hale getirmişti. Aralarındaki çekim zaten ilk andan
1000Kitap
Benim Şeytani KoruyucumAurora Ascher · Parola Yayınları · 202620 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·288 syf.··
2026 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:44
Maurice, E.M Forster'ın 1913 yılında kaleme aldığı ama eşcinselliğin Birleşik Krallık'ta yasadışı olması ve toplumun bu konuya bakışının da oldukça olumsuz olması sebebiyle ancak ölümünün ardından, 1971 yılında yayınlanabilen bir kitap. Kendisi de eşcinsel olan Forster için bu kitap, hislerin kurumsallaşmış devlet, din ve sınıf aygıtlaryıla girdiği savaşın bir manifestosu aslında. Kitabın yazımından bir süre önce, 1895 yılında Oscar Wilde, ahlaksızlık suçlamasıyla yargılanıyor ve mahkumiyete çarptırılıyor. Bu da zaten halk içinde eşcinsel bireylerin endişelerine ek olarak, entelektüel dünyada da derin bir travma yaratmış. E.M Forster, kendi hayatında taşıdığı bu korkuyu, kitabı kurgularken doğrudan doğruya metne de entegre ediyor. Kitap, yazıldığı dönemde yayınlanamamış olsa ve eşcinsel karakterler içeren ilk veya tek kitap olmasa da edebiyat tarihinde devrimci bir rolü de var. O yıllarda queer temalı yazılan az eser var ve bunlar da sansürden kaçınabilmek veya toplumsal tepkiyi hafifletebilmek için karakterlerini her zaman trajik sonlara mahkum ediyorken Forster bunu kabul etmiyor ve şöyle bir not düşüyor: "Mutlu son neredeyse zorunluydu... Kelimelerin izin verdiği ölçüde iki erkeğin aşık olmasına ve sonsuza dek birlikteliğin tadını çıkarmasına kararlıydım. Edebiyat bu hakkı onlara tanımıyordu, ben tanımak zorundaydım."
MauriceE. M. Forster · İletişim Yayıncılık · 2018453 okunma
7/10
·134 syf.··
2023 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2023 00:00
Roman, küçük bir Ege köyünde yaşayan geçimini balıkçılıktan sağlayan Mustafa'nın yaşamı. Oğlu Deniz'i bir gün denizde boğularak kaybediyor. Yaşamını sürdürmek için devam ettiği balıkçılıkta bir gün denizde bir bebek buluyor. Eşi Mesude ile Samir bebeğe bakıyor. Ve bunu etrafındaki herkesten saklıyor. Mesude bebeği annesinin aradığını öğrenince kendi çektiği evlat hasretinden dolayı dayanamıyor ve bebeği annesine götürüyor. Bu sürede Mustafa ve Mesude ayri düşüyor. Ve en son Samir bebeğin annesi, bebeğe bakamayacağını anladığı zaman, bebeği mesude'ye geri götürüyor. Böylelikle mutlu bir hayat sürüyorlar Mustafa, Mesude ve Samir bebek. Deniz'i alan deniz, geri getiren deniz... Deniz özgürlük... Deniz huzur... Deniz mavilikler... Deniz yaşamak ve mucizeler..
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
Bence Hayden gün yüzü görmemek için oluşturulmuş bir karakter ya kızı kaçıran kaçırana. Her eline geçiren işkence ediyor yav. Hayden, Nolan tarafından kaçırılıp tutsak edilmiş ve ejderhasını ortaya çıkarmak için işkence görmüştür. Yorumum SPOILER içerecek. Hayden’ın kraliyet soyundan olması gerçeği Ejderha Tayfamızı çok endişelendirmektedir. Çünkü bütün doğa üstü varlıklar onun gücü ve pulları için savaşacaktır. Neyse ki bu kitapta kız bağlarını tamamlıyor. Ama ne oluyor tahmin edin Delenay ve annesi Dekan Robinson onu Nolan’a veriyor neyse ki bizim kızın içinde ki ejderha hem Corbett klanını hemde Nolan’ı temizliyor. Ve son bölümde 12 yıl sonrasında çocuk sahibi olup mutlu bir aile olduklarını okuyoruz. Kitap 8 puanı hak etmiyor olabilir ama sonu iyi bitti diye içimden geldi. Bizi Birleştiren Bağlar serisiyle evet benzer yanları vardı ama çok yüzeysel bir kitaptı. Mesela Wren karakteri birilerinden kaçıyor. Bizim kızla birden arkadaş oluyor falan fistan. Büyük ihtimalle yazar onun için de ayrı bir reverse harem seri düşündüğü için bu şekilde yapmış. Ama okuyacağımı sanmıyorum her ne kadar kısa kısa olsa da kitaplar. Smut çok yoğundu. Replikler de biraz fazla dark ve klişeydi. Bu kadardı yorumum gkwplcşaşd.
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202625 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2018 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2018 00:00
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik. @okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum. Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum... Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma