Herkese merhabalar, sürükleyici bir manga yorumuyla geldim, Bahar Fırtınası ve Canavar.
İlk bakışta klasik bir “serseri çocuk ve kendi halinde sakin kız” hikayesi gibi görünüyor. Zaman zaman bize bir yaz gençlik dizisi izliyormuşuz gibi hissettirse de temelde insanların dışarıdan göründüğünden çok daha fazlası olduğunu ve davranışların arkasında mutlaka bir yaşanmışlık bulunduğunu sürükleyici ve espirili bir hikayeyle anlatıyor.
Tabii ki hikaye bir orta okul ve lise öğrencisi arasında geçtiği için ergenlik çağlarındaki yalnızlık, anlaşılma ihtiyacı ve aşka olan o saf ve dramatik bakışımızı bize hatırlatıyor. Kaya karakteri, çevresi tarafından bir “serseri” gibi görülen ,"yalnız, kimsenin kabul etmediği, kabul edenin de çıkarı için kabul ettiği" bir karakter olarak görünse de hikaye ilerledikçe onun sadece anlaşılmayı bekleyen, kendi içinde mücadele eden ve hayatındaki zorluklar sebebiyle sert birine dönüşmek zorunda kalmış biri olduğunu fark ediyoruz. Ranko karakteri ise sakinliği, dilinden düşürmediği "huzur" arayışı ve biraz da tedirgin duruşuyla karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca sık sık "yalnız kalmaktan" bahsediliyor. “Arkadaşın olabilirim ama yalnız kalmak istemiyorsan...” cümlesi aslında hikayenin temel noktalarından biri. Ranko bunu sadece basit bir arkadaşlık teklifi olarak söylemiyor. Kaya'yı serseri tavırları nedeniyle yargılasa ve ondan korksa da devamlı olarak onu merak etmekten, onu iyiye yönlendirmeye çalışmaktan kendini alıkoyamıyor. Bu tavırları nedeniyle Kaya’nın kötü çevresiyle arası açıldıktan sonra, Kaya yalnız kaldığı için Ranko kendisini suçluyor ve bu cümleyi kuruyor. Aslında bu cümle Kaya’nın ilk kez gerçekten kabul edildiğini hissettiği anlardan biri ama Kaya bu teklifi kabul etmiyor, çünkü aralarındaki ilişki arkadaşlıktan daha