Nacizane Tavsiye Ettiğim Kitaplar...
rahmetli mustafa necati sepetçioğlu'nun şu kitapları: dünki türkiye serisi'nin 12 kitabı 1- kilit 2- anahtar 3- kapı 4- konak 5- çatı 6- üçler yediler kırklar 7- bu atlı geçide gider 8- geçitteki ülke 9- darağacı 10- ebemkuşağı 11- sabır 12- gece vaktinde gündönümü sabır ağacı serisi: 1- sahibini arayan toprak 2- zaman toprak ve sahibi 3- zaman yürüyüşü 4- zaman bir dar kapıda 5- zaman sarkacı 6- zaman yok 7- zaman dönümü 8- zaman uyanışı yesili hoca ahmed serisi: 1- sesler ve ışıklar 2- hurmalığın ak doğanı 3- aydınlığın mührü
1000Kitap
Farabi'ye Göre Mutluluk ve Mutsuzluk
Geçenlerde Farabi 'nin mutluluk ve mutsuzluk anlayışını içeren bir video izlemiştim şöyle anlatılıyordu Önce Farabi kimdirle başlarsak Farabi 871- 950 yılları arasında yaşamış Bağdat'ta 20 yıl boyunca dil ve mantık eğitimi almış önemli bir Alim Farabi'ye göre mutluluk da mutsuzluk da bireysel olduğu kadar toplumsal olgular. Bireye mutlu olmak için ne lazım Öncelikle sağlıklı bir beden. Erdem ve bilgi sahibi olmak. Basit mutluluk reçetelerine itibar etmemek ve kaynağını akıldan alan bir çaba gerekli demiş Özetle Farabi'ye göre cehalet mutluluk değil. Dünyayla ve hayatla anlamlı bir bilgi ilişkisi kurmak mutlu olmanın öncelikli şartı Sonra istek duymak hayal etmek ve eyleme geçmek geliyor. Son olarak da Farabi'ye göre mutluluğun bir ön gerekçesi ideal bir devlet. Mutluluk ona göre yönetici sınıfın sorumluluğunda ve yöneticilerin topluma ödemesi gereken bir borç.. Farabi "Düşünen sorgulayan ve erdemli olan liderlerin yönettiği toplumlar mutlu olabilir diyor. Ona göre mutsuzluk da ahlaki bir mesele İnsan sadece kendisi için değil sevdikleri ailesi başta olmak üzere yani toplum için de mutsuzluğundan kurtulmalıdır çünkü mutsuzluk bulaşıcıdır diye düşünüyormuş.

Atilla

@AtillaBrs
·
Mutlu musunuz?
“ Peki mutlu musun? “
Sayfa 24·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Birbirimize dua edelim 1000k
Yorumlarınızı beklerim Doğruluğun en iyi kurulmuş bir devlette bulunacağını düşündüğümüz için elimizden geldiğince iyi bir devlet kurduk. Ümit Ümit Devlet Platon (Eflatun) Belki devletle insan arasındaki uyuşmazlıkları karşılaştırır, birbirlerine sürtersek bundan doğruluk kıvılcımı çıkar. Birbirine sürtünen iki odundan ateşin çıkması gibi... Ümit Ümit Devlet Platon (Eflatun) Doğruluk bütün açıklığıyla ortaya çıktı mı, onu artık içimizde sağlam temellere oturturuz. En doğrusu da bu. Ümit Ümit Devlet Platon (Eflatun) İçimde bir yangın var sönmüyor alev alev de yanmıyor. Alaz Alaz Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu...Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok... Aşk Bize Yakıştı Mehmet Coşkundeniz Atlas Aşiyan Bazıları bunu budalalıkla karıştırabilir. Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir? Akhilleus’un Şarkısı Madeline Miller Fatih Fatih
1000Kitap
Gökten kayan yıldızlar Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı? Bilsem imanına tükürdüğümün yıldızlarından hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım. Fosforlu Cevriye Suat Derviş endlessfreedom endlessfreedom Öncelikle Allah Tealanın selam ve kelamı hepinizin üzerine olsun değerli 1000 k okuyucusu endlessfreedom şunu diyor Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı kayan Türkiyenin ekseni Türkiyenin yıldızıydı kahramanmaraş okul saldırısında 10 kişinin yıldızı söndü bu 10 kişi Türkiyenin en acı en ağır kaybı oldu peki biz durdurabildikmi gökteki yıldızların sönmesini engelleyebildik mi değerli yazarlarımızdan Suat Derviş Bilsem imanına yıldızların hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım bu Türkiyede sönmeden parlaması gereken bir yıldız değilmi ancak zamansız gelen o çocuk ölümleri ben iman sahibiyim ben vicdanlıyım diyen herkesin gecesini zifiri bir karanlığa çeviriyor işte Kahramanmaraş deprem yarası sarılmadan o on kişinin yarası matemi hepimizi sarsıyor yaşlar bitmiyor saygıdeğer okuyucu endlessfreedom diyorki suat dervişten yaptığı alıntıda imanına tükürdüğümün evet ne diyordu şair zalimi ve zulmü sevme tükür celladın yüzüne hepimizin başı sağolsun Allah rahmeti ile muamele etsin Maraşta 11 yaşında Almina Ağaoğlu vefat etti oysaki onun yıldızı gökyüzünde parlıyordu eğer sizin yıldızınız gökteki nice yıldızı karartıp engelliyorsa o yıldız zulümlerin sebebidir Hayat sadece kıyam ve cihattan ibarettir Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler. Siz Bir Alçaksınız! Peyami Safa endlessfreedom endlessfreedom Değerli okuyucular Allahın selamı sizlere olsun Es selam Aleyküm ve Rahmetullah peyami safa Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler der refah ve
Duygu ve Düşünce
60 yaşıma bastığım gün, bir koltuğa oturup geriye baktım. Yaşadığım hayata… Ve içimden şu cümle geçti: “Demek hepsi bu kadardı. Yolun sonuna yaklaştım.” Peki ne öğrenmiştim? Bir zamanlar tüm kalbimle inandığım nice şeyin, aslında birer yanılsamadan ibaret olduğunu… Çocuklar mı? Onların kendi hayatları var. Sağlık mı? Deli bir kovadan sızan su gibi, hızla tükeniyor. Devlet mi? Sayılarla ve vaatlerle süslenmiş bir umut… çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Ve anladım ki… Yaşlılığın merhameti yok. İnsanı en zayıf yerinden vuruyor: umudundan. Ama yine de öğrendim. Hem de acı, çıplak ve dürüst bir şekilde. 1. Çocuklar yalnızlığa çare değildir Bir ömür, “Yaşlanınca yanımda olurlar” diye düşünür insan. Ama hayat başka türlü akar. Onların da kendi yükleri, kendi telaşları, kendi dünyaları vardır. Sen bir telefon beklersin… Günler geçer, haftalar susar. Sonra kısa bir mesaj düşer: “Merhaba anne, iyiyim.” Sevinirsin, evet… Ama o sessiz boşluk, yine de kalır içinde. Ve anlarsın: Çocuklar, yalnızlığa karşı bir garanti değildir. 2. Sağlık, en büyük sermayendir Bir gün gelir, eskiden koşarak çıktığın merdivenlere bakarsın. Ve anlarsın: Sağlık, tükenmez bir kaynak değilmiş. O yüzden… Onu korumak, bir seçenek değil; bir zorunluluktur. 3. Para ve emeklilik gerçeği
Bugün biraz da "astım "ı konuşalım
Hayatı bir inhaler kutusuna sığdırmaya çalışmanın trajikomik öyküsü; Bağışıklık sistemim havada uçuşan masum bir papatya polenini bile ülkeyi işgal etmeye gelen devasa bir ordu zannediyor ve beni nasıl mı savunuyor ?Hava yollarını tıkayarak ve bu sinek öldürmek için evi dinamitlemekle eşdeğer bnce .Tabii gecenin bir yarısı yatakta mirket gibi dik şekilde oturarak bir fırt nefes alabilme umudunu saymıyorum bile . Ciğerlerim yozlaşmış bir devlet dairesinden farksız çalışıyor nefes almak için rüşvet vermek zorundayım bana sen önce bir şu fısfısı ver nefesi sonra bir düşünürüz diyor 🤦🏼‍♀️ Komik şeylere biraz güldüğümde bile öksürük krizleri otur mutluluk senin neyine köpek önce sen karbondioksitinle barış diyor 😅Bugünlük bu kadar komedi film yeter arkası belki başka zaman Bella ciao💁🏼‍♀️👋🏼