"Sabahattin Ali'nin dediği gibi;
Kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim, bir insana bırakmaktansa. Öyle çok korkuyorum insandan..."
Bir kendimi boşluğa bırakabilirim,
Ama insan kalbinin derinliklerinde sakladığı o sancılı duygulardan,
Hep tedirginim; sevgi, güven, hayal kırıklığı...
Her bir bağ, ince bir ipte dans ederken,
Bir an kaybolarak düşmekten korkuyorum.
İnsanlar, karnımdaki kelebekler gibidir;
Ne zaman yanımda olsalar,
O kadar kararsız, o kadar kaygılı hissediyorum.
Göz göze geldiğimde, içimde yarattıkları karmaşayı,
Bir sır gibi gizlemek istiyorum,
Ama kalbim, fırtınalı bir denizde dalgalanıyor.
Dostluklar, bazen kırılgan bir cam gibi,
Bir anlık çarpışmada paramparça olabiliyor.
Hayal ettiğim sıcaklık, bazen sadece bir maskeden ibaret,
Ve ben, o maskenin ardındaki gerçeği anlamaktan çekiniyorum.
Kapılarımı sıkı sıkı kapatıyorum;
Ama içimdeki yalnızlık, kendi sesini duyuruyor.
Üzerimdeki yük, zor bir taş gibi,
Ve aşk, çoğu zaman yara açmaktan başka ne getirebilir ki?
Ama yine de, kalbimde bir umut var;
Bir gün doğru bir kalple karşılaşmak.
Birine güvenmenin tatlı cesareti,
Kendimi bırakabilmek, o denizlere dalabilmek için...
Anlamsız kaygılarım, içimdeki karanlığı çoğaltıyor,
Ama sevgiye açım, kırılmaya da...
Kendimi kaybetmekten korkuyorum,
Ama kaybettiğimde bile belki bulurum içimdeki o ışığı.