Gönlümün mutmain olduğu, yakinen inandığım gerçekler: Vicdanlı olan zarar görmez, edilen dualar karşılıksız kalmaz, dünya döner dolaşır adaleti bulur ve Rabbim samimi gönülleri zayi etmez.. ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Kalbin Titreyişi: Mü’min Olmanın Sırrı ve Enfâl’in Aynası ​İnsan, yeryüzünde bir mana arayıcısıdır. Dünyanın gürültüsü, günlük telaşların sisi ve nefsin bitmek bilmeyen fısıltıları arasında ruh, hep sığınacak güvenli bir liman, kalbi mutmain kılacak bir hakikat arar. İşte bu arayışın en saf, en dikişsiz ve en yalın cevabı, asırlar öncesinden gelip bugünün ve yarının insanına rehberlik eden ilahi kelamda gizlidir: "Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir." (Enfâl Sûresi, 2) ​Bu ayet-i kerime, sadece bir inanç tanımı yapmaz; kalbin röntgenini çeker, imanın samimiyet testini önümüze koyar. ​Kalbin Ürperişi: Korkudan Muhabbete Açılan Kapı ​Buradaki "ürperiş", sıradan bir korkunun ya da ürkmenin çok ötesindedir. Bu, haşyettir. Haşyet; içinde sonsuz bir saygıyı, derin bir hayranlığı ve en önemlisi de sonsuz bir aşkı barındıran titreyiştir. Bir kulun, kâinatın yegâne sahibinin, sevmeye ve sevilmeye en layık olan Yâ Vedûd’un adını duyduğunda, O’nun azameti ve cemali karşısında kendi acziyetini hissetmesidir. ​Nasıl ki rüzgâr değdiğinde bir yaprak hafifçe titrer, nasıl ki deniz dalgalandığında sahili ince bir sızıyla döver; mü'minin kalbi de Allah’ın adı anıldığında öyle bir ihtizaza, öyle bir harekete geçer. Bu titreyiş, pas tutmaya yüz tutmuş kalplerin cilalanması, dünyalık tozların ruhun üzerinden savrulup gitmesidir. ​İman, durağan bir kabul değildir; o, her an canlı tutulması gereken bir aşktır. ​Ürperiş, kalbin hayatta olduğunun kanıtıdır; duyarsızlaşmamış, katılaşmamış, merhametini kaybetmemiş bir yüreğin can çekişi değil, aşkla can buluşudur. ​Yeryüzünde İz Bırakanların İmanı ​Bu ayetin çizdiği mü'min portresi, hayattan kopuk, kabuğuna çekilmiş bir insanı anlatmaz. Aksine, Allah’ın adı anıldığında kalbi ürperen bir insan, o
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
neyi feda edecek olursan ol, gönlünü mutmain edecek olan yolu sana kolaylaştırsın Allah. Amin.
İnsan birikmeden ibaret
Hayat, seçeneklerin çokluğundan dolayı çok yorucu hale gelebiliyor. Seçenekler, henüz var olmayan şeyler olduğu halde, farkına varmadan onları kendimize yük ederiz. Bu yükler yeri geliyor insanı hasta ediyor, perişan ediyor; anı yaşamaktan alıkoyuyor. İnsan, geçmişin yorgunluğu ile geleceğin belirsizliğini sırtlanıp anı yaşamaya çalışıyor. Kulağa bile çok gereksiz bir ağırlık oluşturuyor bu cümle... Hep gönlümüzce olacak diye bir şey yok. Gönlümüzdeki hayır mıdır bilmeden ısrar etmemek gerek. Bazen kalp kırıklığıyla, bazen de büyük bir veda gerektirecek kararlar almak zorunda kalabiliriz. Bu ihtimal hep var. İsterken, kimden istediğimizin farkında olarak istemeliyiz. İsteklerimizi sunduğumuz, bizi bizden iyi bilen, hayrı ve şerri tayin eden Yüce Mevla'mızdır. Ondan hayrı tayin etmesini istemeliyiz. Kula bazen kendi istekleri hayır gibi görünür ve bunda ısrar eder. Gerçekte öyle olabilir de olmayabilir de. Her şeyin yüzde elli ihtimali ile hareket etmek ve bu şekilde dua etmek gerekir. İhtimaller henüz yaşanmadı ve yaşanmayan şeylerin yükünü taşımak insanı bedenen de ruhen de yıpratır, yaşlandırır. Mutluluk bu dünyada pek mümkün değil. Bir dakika önce gülerken bir dakika sonra ağlar duruma düşebiliriz. "Mutluluk aslanın ağzında", biz huzurlu olmaya bakalım. Huzuru verecek olan da belli. Allah'ım; gönderdiğin her hayra, hissettirdiğin her güzel duyguya, vefaya ve daima kaderimiz için hayrı tayin edişine muhtacım. Bana ve sevdiklerime hayrı tayin et Rabbim. Ve bizi bundan mutmain kıl...
Zikirle kalp mutmain olur, Başka bir şeyle sadece avutulur.
Esselamünaleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu canlar: Ey sadaka veren ve sadakayı yerine ulaştırma gayretinde bulunan kardeşim. Sadakayı daha içten ve daha hâlisane vermen için sana sadakanın birkaç faydasını anlatmayı niyaz ederim. 1- Sekiz kapısı olan cennetin bir kapısının adı da "bâbussadaka"dır yani sadaka kapısıdır. 2- En faziletli amellerin başında sadaka gelir, sadakanın en üstünü ise açları doyurmaktır. 3- Verilen sadaka sahibine şefaatçi olacak ve kişi kıyamet günü sadakasının gölgesinde gölgelenecektir. 4- Sadaka Allah'ın gazabından ve kabir azabından korur. 5- Ölmüş bir kimseye gönderilecek en büyük hediye sadakadır. 6- Kişinin verdiği sadaka kıyamete kadar büyür ve sahibini karşılar. 7- Sadaka nefsi emmarenin şerrinden kurtulmak ve nefsi tezkiye etmek için büyük bir vesiledir. 8- Veren kişinin sevabını kat kat arttırır ve kişinin yüzünü kıyamet günü nurlandırır. 9- Sadaka veren kişiler tüm varlığın korktuğu kıyamet gününde emniyette olacak ve herkesin "Keşke dünyada çalışıp çabalasaydık" dediği günde kalpleri mutmain olacak kişilerdir 10- Sadaka veren kişiler "Hüsnü hatime" yani mutlu son dediğimiz iman ve kelimeyişehadet üzere ölmeye ve meleklerin duasına mazhar olacak kişilerdir. 11- Sadaka veren kişiler Allah katında seçilmiş kişiler oldukları gibi, Allah tarafından hayrı cezil ve ecri kebir vaadine mazhar olacaklardır. 12- Sadaka veren kimselerin yaptığı dualar müstecap olur ve onlar muttaki yani takva ehli olanların zümresine ilhak edilirler. 13- Sadaka başa gelecek belayı def eder, dünyalık yetmiş bela kapısını kapatır.
Alıntı