"Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı beğendim."(Maide Sûresi,5/3)
Ey insan! Senin nokta-i istinadın ancak ve ancak ALLAH'a olan imandır. Ruhuna, vicdanına nokta-i istimdad ise ancak âhirete olan imandır. Binaenaleyh bu her iki noktadan haberi olmayan bir insanın kalbi, ruhu tevahhuş eder; vicdanı daima muazzeb olur. Lâkin birinci noktaya istinad ve ikincisinden de istimdad eden adam kalben ve ruhen pekçok zevk ve lezzetleri, ünsiyetleri hisseder ki; hem müteselli, hem vicdanı mutmain olur. Şualar (RNK) - 753
Alıntı
Reklam
Tanrım bizi başa döndür
Vakitlerden bir belirlenmiş vakitte Bir'den atıldık bu yaban diyara Ey zamana hükmü geçen, hakikatin sahibi Biz ki sen kadar yakındık sana, sendik senden ziyade Düişe kalka, bata çıka geçerken senden geldiğimiz yoldan Acıdı, kanadı, daraldıkça daraldı içimizdeki can kuşu, koptukça senden Halden hale yoğur, yandıkça durult bizi Kuşat bizi, şefkatinle sarıp sarmala Üfle en acıyan yerimize yeniden ruhundan, bizi başa döndür Bize sırrını göster, hakikatin ilmini kavrat Aç, arala idrak perdelerini, zerredeki küllü yakalat Mutmain kılarak genişlet kalbimizi, bir inşirahla karanlıktan sonraki aydınlığı hissettir Sar yaramızı, merhem de sensin, hekim de
Alıntı
"Ey mutmain olmuş (zikir ve itaat ile huzura kavuşmuş) nefis, sen rabbinden razı, rabbin senden razı olarak dön Rabbine..." Fecr 89/27-28
Düşünce Okullaşmadan Siyasal Güç Elde Edilemez
Düşünce Okullaşmadan Siyasal Güç Elde Edilemez Müslümanlar, bugün Ayrı yapıları içerisinde faaliyet göstermektedir ve bir türlü 'Vahdet'e ulaşamamaktadır. Bunun Asli nedeni de yine düşüncenin okullaşamamasıdır. Zira her grup ve cemaat, kendi dışındaki grup veya cemaatlerde (haklı olarak) eksiklik bulduğu için birlik bir türlü sağlanamamaktadır. Bu birligi ise ancak otorite düzeyindeki alimler sağlar. Çünkü çekişen gruplar arasındaki tartışmaları bitiren şey, yüksek düzeyli ilimdir. Itaatin temelinde de bu yatar. Insanlar, kalpleri mutmain olmadıkça, bir dava ugrunda bütün varlıklarını orta ya koyamazlar. Belki başka nedenlerle bağlılıkları devam eder. Ancak bu sahici bir bağlılık değildir. "inananlar üstündür" Ayetini de aynı çerçevede Anlamak gerekir. Müminlerin bütün potansiyellerini ortaya çıkaracak şey, kesinlikle, ilm ve hakikat temeline dayalı imandır. Insan, ancak "hak yolda" malım ve canını feda eder. Batil dinler ve ideolojilerde de durum bun dan farklı değildir. Onların bağlıları da kendi dinlerinin veya ideolojilerinin 'hak' olduğuna inandıkları için, o davaların 'ta nıklığını yapar ve o yolda hayatlarını feda ederler. Dolayısıyla kalbin mutmain olması, her başarının ilk şartıdır. Vahdetin asli şartı da yine budur. Düşünce okullaştığında, vahdet ve itaat sorunu çözülmüş olacaktır.
İnsan ayakta durduğu sürece kendisine güvenir. Kendisine güven duymanın yolu ayakta durmaktır o halde. Sen, güzelim, aşık olamazsın bu yüzden ama hiçbir bilgi yeterli de değil. İnsan kalbi ne ile mutmain olur? Bilgiyle mi? ... Anlamla mı?
Sayfa 468
1000Kitap
Reklam
Reklam