Ey, yanmış tarlası üstünde beyaz sakalını yolan ihtiyar; ey evladının mezar taşından başına yastık yapan ana ; ey, geceleri, köpeklerle beraber uluyan aç çocuk; ey bekareti iğrenç bir yara halinde kanayan genç kız , Allah cümlenizi bizim düştüğümüz dertten masûn eylesin!
" Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı ; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı ; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. Onu hayvanî duyguların, cehaletin , yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabanî ot gibi bitti .Şimdi elinde orak,buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki , ne biçeceksin?.."