Mehmet Emin Özdemir

Mehmet Emin Özdemir
@mvsoz
Bunları bir kadın olarak yazmak zorundayım.
Son günlerde yaşanan olayları hepimiz biliyoruz. Günlerdir kendimize gelemiyoruz, ortalık ayağa kalkmış durumda. Eylemler ve haykırışlar başta Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner isimli vahşice katledilen iki genç kadın ve katledilen yüzlerce kadın için. Ama önce farkına varmamız gereken bir şey var, onlar ilk değil. Maalesef son da olmadılar - daha bugün yeni iki tane cinayet haberi daha gördüm ve bu gidişle onlar da son olmayacaklar. İnternetteki paylaşımları elimizden geldiğince yaymaya çalışıyoruz ama unutmayın "Cinayet şimdide doğmaz." Toplum yapımızı düzeltmeden cinayetlerin önüne geçemeyiz. Peki ne yapacağız? Yapabileceğiniz çok fazla şey var. Cinsiyetçi argoları, küfürleri, atasözleri ve deyimleri KULLANMA. Karı kılıklı, kız gibi ağlama, kadın kısmı, kız doğuran tez kocar, kızını dövmeyen dizini döver, elinin hamuruyla erkek işine karışma, adam gibi, erkektir yapar DEME. Gerçek hayatta görsen yuhalayacağın sapıklıkları, şiddeti ve tacizleri kitap veya film diye ROMANTİZE ETME. Gerçek bile olmasa toksik ilişkili kitaplara ve dizilere para KAZANDIRMA. Kadınların aşağılandığı ve obje gibi gösterildiği hiçbir içeriğe katkıda BULUNMA. Eğer bir ebeveynsen, kızını koru ama oğlunu da EĞİT. Kızınla aranı bozma, senden korkmasına ve sana güvenmemesine neden OLMA. Onun sığınabileceği tek güvenli limanı ateşe ATMA. Ona kendini savunmayı öğret, ne kadar değerli olduğunu öğret. Oğlunu EĞİT. Kızına yaptırdığın işi ona da YAPTIR. O da yemek yapsın, o da evi temizlesin, o da sana yardım etsin. Sen erkeksin DEME. Sen de insansın de, her insan gibi senin de sorumlulukların var DE. Dini kılıf olarak kullanıp kadınların önüne engel KOYMA. Erkenden EVLENDİRME, okumasına engel OLMA. Sen kadınsın, evde oturup çocuklarına bakacaksın DEME kendi işine sahip olmasına izin VER. Bir kadın
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kelimeler Kaderimizdir
Kelimeler bizi söyler, bizi anlatır, tutar bizi, bizimle bağ kurmak için bağlamlarına bağlar. Bana kelimelerini söyle, sana seni söyleyeyim. Hangi kelimelerle bakıyorsun hayata, hangi kelimeler duruşunu, yaklaşımını, yolunu ve yönünü belirliyor? Kelimelerimiz kadarızdır, kelimelerimiz kaderimizdir. Kelimelerimizdir hayatımızı belirleyen… Onun için diyoruz ki; her insan kendi kelimelerini, dahası kendisine yol olacak, yol açacak, kendisini yola getirecek kelimelerini tespit etmeli. Sahi var mı, sizin de kendinize kader olarak gördüğünüz kelimeleriniz? Buyurun o zaman kendi kelimelerimden hareketle bir yol önereyim size. Belki siz de bu vesileyle kaderiniz olan kendi kelimeleriniz üzerine bir yol önerirsiniz bana… Y/ol mesela: Benim kelimelerimin şahı olur. Onun için “Sözü Yola Koymak” demiştim. Mesele yolda olmaktır, mesele yola, yolun sıkıntılarıyla beraber katlanabilmektir, mesele yolu yormadan, yolu bozmadan, yol kesici olmadan, kendini bozmadan yürüyebilmektir. İşte o zaman y/ol, “ol”a dönüşecektir, değilse yolun oldurduklarından değil öldürdüklerinden olacağız... Yürümek sonra; kendini dinleyerek, kendine ayna olarak, içerideki dışarıdan dışarıdaki içeriye yol alarak, yanına en kıymetli azığı olan yür/eğini alarak, hayrete, güzelliğe iyiliğe doğru, yana yana bir yürüyüş çabası ile yolda ol/mak... Yürümelidir ki insan, yüreğini koruyabilsin, yürümelidir ki yitirmesin kendini, yürümelidir ki varlığın ve varlığının farkına varabilsin... “Yol” dediğim için mi hep bir yol üzere oldum, bilemiyorum ama dedim ya kelimeler kaderimizdir. Söz, sohbet, konuşmak ya da muhabbet: Önce s/öz vardı ve s/özün aydınlığında bir yürüyüş vardı. Sözden gelen güzellik sohbete dönüşür, sohbetin muhabbetinde, muhabbetin bereketinde yaşardı insan. İnsandan insana, kalpten kalbe uzanan en
Edebiyat
Erich amca döktürüyor
Bir kişi bir başkasına ne verebilir? Sahip olduğu en değerli şeyden, yaşamından, kendinden bir şeyler. Bu tabi ki kişinin yaşamım bir başkasına adaması anlamına gelmez içinde yaşattıklarıdır vereceği şeyler; sevinçlerini, ilgisini, anlayışını, bilgisini, nüktesini, üzüntülerini verebilir; içinde yaşayan şeylerin dışa yansı­yan her türlü belirtisidir verecekleri. Böylece yaşamından bir şeyler verdikçe karşısındaki kişiyi zenginleştirir, kendi içindeki yaşama sevincini coşturarak onunkini de coşturur. Almak için vermez, vermek başlı başına doyulmaz bir sevinçtir. Verirken karşısındakinin yaşamına bir şeyler aktarmaktan kendini alamaz, bu aktardığı şey ona geri yansır. Gerçek vermekte, ona geri yansıyan şeyi almazlık edemez. Vermekle, insan karşısındakini de veren kişi yapar, böylece her ikisi de birlikte, yaşama yeni bir şey getirmenin sevincini bölüşürler. Sevme edimi esnasında bir şey doğar, buna katılanların ikisi birlikte kendileri için doğan bu yeni yaşama minnetle bağlanırlar. Özellikle sevgiyi ele alırsak, anlamı; sevgi, sevgi üreten bir güçtür. Güçsüzlük, sevgi üretememektir.
Sayfa 46
Alıntı
"karanlık bir odada kara bir kedi yakalamak zordur; özellikle de odada kedi yoksa."