Özgürlüğün kimse tarafından sevilmemeyi göze almak olduğunu söylüyordum. Ne büyük söz! Uç bakalım, uç! Sözcüklerden kendine kanat yapanları çok gördük biz!
Bir dünya düşünün. İçinde ağaçlar, kuşlar, denizler, dağlar ve sayısız canlı türü olsun. Aslında bugün yaşadığımız dünyadan pek farklı olmasın. Fakat tek bir şey eksik olsun: bilinç sahibi insan.
Böyle bir dünya benim için boş bir dünyadır. Hatta bir bakıma hiçliktir. Çünkü güzelliği fark edecek, onu anlamlandıracak, yorumlayacak ve ona değer yükleyecek bir varlık yoktur. İnsan, dünyaya yalnızca bakan değil; onu anlayan, hisseden ve anlam veren canlıdır. Bu yüzden uzun yıllar boyunca akıl ve bilinci bir canlının ulaşabileceği en yüksek mertebe olarak düşündüm.
Fakat Algernon'a Çiçekler bu düşüncemi yeniden sorgulamama neden oldu.
Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar adlı eserini okuduğumda, "Bayanlar ve baylar, bilinçli olmak bir hastalıktır." cümlesi zihnime kazınmıştı. Arthur Schopenhauer ise zeki insanların sosyalleşme konusunda yaşayacağı risklerden ve tehlikelerden bahseder. Birisi farkındalığın yükünü anlatır, diğeri ise zekanın bedelini. Charlie'nin hikayesi ise sanki bu iki düşüncenin edebiyattaki karşılığı gibidir.
Zekası arttıkça çevresindeki insanları daha iyi anlamaya başlar. Daha önce fark etmediği alayları, küçümsemeleri ve kırgınlıkları görür. Farkında oldukça acıları da büyür. Çünkü insan bazen bilmedikleriyle değil, öğrendikleriyle yaralanır.
Charlie'nin yaşadığı dönüşüm bana şunu düşündürdü: Akıl tek başına insanı mutlu etmeye yetmiyor. İnsan sadece düşünen bir varlık değil; aynı zamanda hisseden, bağ kuran ve anlam arayan bir varlık. Zeka gelişebilir, bilgi artabilir; fakat sevme, sevilme, ait olma ve anlaşılma ihtiyacı aynı kalıyor.
Ve galiba Algernon'a Çiçekler'in bende bıraktığı en güçlü izlenim şu oldu: İnsan yalnızca aklıyla büyümüyor; duygularıyla da büyüyor. Akıl olmadan hayat eksik kalabilir ama duygu olmadan da hayatın anlamı eksik kalıyor.
Kitabın
... ben zekanın tek başına hiçbir anlam taşımadığını öğrendim. Burada, sizin üniversitenizde zeka, eğitim ve bilgi büyük idoller haline gelmiş. Ama şimdi biliyorum ki, hepinizin atladığı bir şey var: Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez.