"bulut güneşin önüne onu öldürmek için geçmemiştir belki de." diye mırıldandım.
gök mavisi gözleri yüzümde gezindi sorgu dolu ifadeyle.
"güneşe kalkan olamayacağını bile bile onu korumak istemiş olamaz mı bulut? bu çok naif bir davranış olmaz mıydı o zaman?"
“Alarm bells wail in my head, alerting me to my stupidity. Nope. Not letting myself backslide. It doesn’t matter that he was capable of being sweet—because he was also capable of not being sweet, as last night proved.”
"bir yerde okumuştum: bir insan hayatında şans da şansızlık da eşit miktarda varmış. yani şu an mutsuz olabilirsin ama önünde uzanan gelecek mutlulukla dolu olacak."