Kafamdaki en saçma cümleleri bile gerçeğe sarıp parmak uçlarında bana gönderen adam... Benim gerçek olamayacaklarımı severdi o gerçeğe dönüştürmek için. Ben ise onun yalanlarını severdim. Çünkü gerçekleri canımı acıtıyor...
Kocaman adımlarla yürürdü hep. Ama yanında yürüyeyim isterdi. Hep giderdi benden. Sonra koşarak gelirdi. İçten gülmezdi pek. Ama ben hep güleyim isterdi. Git-gel'lerini sevdiğim adam...
Koşmak sadece bedensel bir olay değil, aynı zamanda ruhsal bir doyumdu sanki onun için. Gideceğimiz bir yer, varılacak bir bitiş çizgisi olsun olmasın. Hep koşmak isterdi o... Koşuşunu sevdiğim adam... O kendinden kaçmak için koşardı hep, ben ise nefesim kesilene kadar ona koşardım...