keşke senin gibi düşünebilseydim, keşke kadere inanabilseydim hasan! özenmediğim olmuyor mu sanıyorsun? ama olan olmuş bir kez, akıl ve bilinç işin içine girdi mi geri dönüşü yoktur!
ben bu dünyaya bilmek için geldim. benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın, gerekse öte dünyanın bilgisi. bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadıklarına bakarım.
istediği tek şey, eski güzel, rahat, endişesiz ve tekdüze günlere dönmekti. insanların dünya karşısındaki kayıtsızlığını da işte tam bu anda kendi zihninde yakaladı ve babasının sözlerine bir anlam vermeyi başardı: bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
aslında bizi birbirimizden birkaç kilometrelik nefis bir sahil yolu ayırıyordu ama aramızda lanet olası bir sınır, kin ve anlayışsızlık duvarı yükselmişti. bir de hayal gücünün yokluğu...