Hesapların tutmamasını umursamıyorlardı. Gençlerin haykırarak itiraz etmesi ve yaşlıların aynı özdeyişleri homurdanarak tekrarlaması umurlarında değildi. Bunu sadece güçlerini göstermek için yapıyorlardı. Bu, gerçekten de onların gücüydü. Kazanana onlar karar veriyordu.
Geleneksel inanç ve uygulamaları anlamsız ve hatta zararlı görünen bir toplumla karşılaşıldığında suç çoğunlukla dışarıdan yapılmış zararlı bir müdahalenin altında aranır. Böylece bu dış bağlantının yol açtığı sosyal düzensizlik ve kültürel kargaşadan önce geleneksel toplum yaşamının, cennetvari değilse bile en azından uyum içerisinde ve anlamlı olduğu görüşü kabul görmeye devam eder.
Bir tek şunu söyle, sadece gördüğün ve hissettiğin şeylerle mi ilgilenirsin? Dünyanın sadece bunlarla sınırlı olduğuna gerçekten inanmıyorsun, değil mi? Örneğin bir köstebek hiçbir şey görmez, doğuştan kördür. Ama köstebek görmüyor diye, bütün bu şeyler yoktur diyemezsin. Sen de aynen böylesin.
Şu dünyadaki erkekler neden kimse onlara bakmayınca hayatlarını sallapati yaşamayı bırakamıyor? Ve nasıl oluyor da bu, toplum tarafından kişinin özbakım ihmali değil de acıklı ve yürek paralayıcı bir şeymiş gibi görülüp tolerans gösteriliyor?