Bu sene favorim olan Martı Yayınları'nın merakla beklediğim kitabı Gothikana.
Kötü değildi fakat istediğimi alamadım.
Corvina, annesinin psikolojik sorunları yüzünden tek başına yetişmiş bir kadın. Gizemli bir şekilde Verenmore Üniversitesi'nden kabul alıyor ve şansını denemek için okula gidiyor. Okul da ne okul ama! Şato.
Tabii, romanın karanlık içeriği, soğuk hava, yağan yağmurlar ve korkutucu orman / kulübeler olmazsa olmazımız. Bu tarz romanlarla pek karşılaşmadığım bir gerçek.
Ne yazık ki beni rahatsız eden şey karakterler arasındaki garip ilişkiydi. Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ama sanırım en doğru tabir 'yapay' olur.
Vad, mantıklı ve gizemli bir bey olarak gösteriliyor. Kendi tabiriyle 'vahşi'. Düşüncelere saygım var ama mantıklı olan bir bey, farklı davranırdı. Mesela Corvina'ya duygusal yakınlık duymasına bir türlü anlam veremedim.
Yazar bir şekilde bu ikiliyi birbirine bağlayacak, tamam ama olmamış. Ben anlam veremedim. Sırf yaşlı bir kadın "Mor gözlüyü takip et," dedi diye mantıklı mı mantıklı, eğitimli biri gidip bunun üzerine kumar mı oynayacak?
Üstelik Vad'in Corvina'ya saplantı derecesinde bağlanması... Karakteri böyle tasvir edilmediği için beni soğuttu.
Gelelim Corvina'ya. Kızın da iç dünyasını tam olarak anlayabildiğimi sanmıyorum. İlk başta biraz savunmasız ama meraklı biri gibi tasvir edilmiş. Daha sonra kural tanımayan bir asi oluyor. Ardından boyun eğen bir aşık ama savaşçı. N'oluyor?
Bam bam bam bir şeyler oluyor ve bu beni biraz rahatsız etti. Yine de akıcı bir yazım dili ve karanlık, eskilere atıf yapan bir kitap okuduğum için mutlu oldum. Tek kitap olması bir avantaj çünkü ikincisi olsa alacağımı düşünmüyorum.
Yetişkin içerikli bir kitap. Özellikle tabirler tam bir sokak ağzıyla ele alınmış ama yazar öyle tercih etmişse ne