“- Ağlamak kötü bir şey mi?
– Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
– Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”
“İşte küçük atın. Şimdi görelim bakalım,” dedi
Edmundo Dayı.
Gazeteyi açtı ve bana bir ilaç reklamındaki cümleyi gösterdi.
“Bu ilaç, bütün eczanelerde ve ecza depolarında bulunur,” diye okudum.
Edmundo Dayı gidip bahçeden Dindinha’yı çağırdı.
“Ana, eczane‘yi bile yanlışsız okudu!” diye bağırdı.
Bunun üzerine, bana okunacak şeyler vermeye başladılar. Her verileni okuyordum. Anneannem homurdanarak, dünyanın sonunun geldiğini söyledi.
Küçük atımı aldım ve yeniden Edmundo Dayımın boynuna atıldım. O ara çenemi tuttu, titrek bir sesle şöyle dedi:
“Çok yükseleceksin, yumurcak. Adının Jose olması boşuna değil. Sen bir güneş olacaksın ve yıldızlar çevrende parlayacak.”
Onun gerçekten kafadan kontak olduğunu düşünerek, yüzüne anlamadan baktım.
“Anlayamazsın,” dedi. “Hazreti Yusuf’un Mısır’daki Hikâyesi bu. Büyüdüğünde anlatırım.”
Hikâyelere bayılıyordum. Ne kadar karışık olursa o kadar seviyordum anlatılan hikâyeyi.
Küçük atımı uzun süre okşadım, sonra başımı Edmundo Dayıma çevirip sordum:
“Sizce, gelecek hafta büyümüş olur muyum?..”
5 yaşında olmak ve okuyor olabilmek hemde okumayı öğrenmemişken! Büyük bir yetenek ve mücize.·Kitabı okuyor
Bir insan sen olmadan da hayatına devam etmeyi göze alabiliyorsa, seni hiçbir şekilde tanımamış ve hayatına almamış gibi önüne bakabiliyorsa, sen de bakabilirsin. Kimsenin yasını tutmak zorunda da değilsin. İyi de öyle olmuyor o işler deme, yoksa böyle daha çok üzüleceksin. Sensizliği gözen alanı, gözden çıkar. Seni kestirip atanı, bağlamaya çalışma.
Yapmak zorunda olmadığınız şeyleri kimse yapmayın. Bırakın, kim nerede nasıl mutluysa öyle kalsın. Onlar başkalarında dinlenirken, siz kendinizi değmeyecek insanlar için yormayın.
Kimseye hak ettiğinden fazlasını vermeyin. Unutmayın, onlar siz olmadan da yapabiliyorsa, siz de yapabilirsiniz. Kimse kendini vazgeçilmez sanmasın. İnsanın dolduğu ve bir yerden sonra kendinden bile vazgeçtiği bir nokta var. Kimse bunu unutmasın.
Frida Kablo demiş ki:
“Uğraşarak düzeltemediğinden, vazgeçerek kurtulursun."