“- Ağlamak kötü bir şey mi?
– Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
– Bilmiyorum. Bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”
Küçük yaştayken okumayı bırakıp bu kitapla tekrar okumaya bağlanmıştım. Hayatımda okuduğum 2. En güzel kitap. Birincinin yerini fazla tutamaz çünkü orada İpek Ongun'un yeri ayrı. Bu kitapta Ela'nın az çok bizi düşündürdüğü yerler olmuştur. Hayatta yedinci renkten daha fazlası olabileceğine şahit olduk. Bir sekizinci renk! Peki neden daha fazlası olmasın ki?! Sadece gökkuşağı yüzünden mi sekiz renk olmalı?