Müzdelife Kurt

Müzdelife Kurt
İnsan savaşa gitmeyi kendi ruhu için bir ödev bilmeli ve beklediği ödül, bütün iyi davranışların ne kadar gizli olursa olsun, er geç görecekleri bir ödül olmalıdır, bu da temiz bir vicdanın iyi bir iş gördüğü için kendi içinde duyacağı rahatlıktır. İnsan kendi zevki için mert olmalı ki mertliği talihin cilvelerinden uzak kalsın, sağlam ve güvenilir bir temel üzerine yerleşsin.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Reklam
Yaptığı iyiliği başkaları duysun diye, kendisine daha fazla değer verilsin diye yapan, doğruluğu dillerde dolaşmak şartıyla doğru olan adamdan pek hayır gelmez.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Dikkat ederseniz en iyi işçiler nasıl iş gördüklerini söylemekten aciz kimselerdir. Buna karşılık, yaptıklarını çok iyi anlatan kimselerin elinden iyi iş çıktığı pek görülmez.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Derin bir anlayış bizi fazla inceliğe ve fazla meraka götürür. Zekamızı olaylara ve dünya işlerine daha elverişli bir hale getirebilmek için biraz ağırlaştırmak, körleştirmek, onu bu karanlık ve bayağı hayata uydurmak için karartmak ve bulandırmak lazımdır. Nitekim gevşek ve alelade zekalar işleri daha kolaylıkla, daha başarıyla çevirirler. Yüksek ve ince felsefi düşünceler iş görmeye elverişli değildir. Keskin fikir inceliği, kabına sığmayan bir zeka çevikliği işlerimize engel olur. Dünya işlerini daha hoyratça, daha gelişigüzel yürütmeli ve her zaman talihe büyük bir pay bırakmalıdır. İşleri derin, inceden inceye düşünüp aydınlatmaya lüzum yoktur. Birbirine zıt birçok parlak fikirler ve biçimler içinde insan kendini kaybeder: “Zıt fikirleri çevire çevire zihinleri sersemleşmişti.”
Sayfa 42·Kitabı okudu
Kavuşabildiğimiz zevk ve nimetlerin hepsi mutlaka dertlerle, üzüntülerle karışıktır. “Zevkin kaynaklarında öyle bir acılık var ki, Çiçekler arasında bile olsa boğazımızı yakar.”
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam