Puan vermedi·136 syf.··
2026 72. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder. Ölü Ozanlar Derneği benim için ikinci gruptaydı. Bu kitap yalnızca birkaç öğrencinin hikâyesini anlatmıyor; insanın kendi sesini bulma mücadelesini, başkalarının hayalleriyle kendi hayalleri arasında sıkışıp kalışını anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe asıl sorunun “Nasıl yaşamalıyım?” değil, “Kimin hayatını yaşıyorum?” olduğunu fark ediyorsunuz. John Keating’in öğrencilerine bıraktığı en büyük miras şiir ya da edebiyat değil; düşünme cesaretiydi. Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştiren şey, ona ne düşüneceğini söylemek değil, kendi düşüncelerine güvenmeyi öğretmektir. Kitabı bitirdiğimde geriye tek bir soru kaldı: Bir gün dönüp baktığımda, yaşadığım hayatın gerçekten bana ait olduğunu söyleyebilecek miyim?
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Açılan yaramı sara bir çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
2026 27. kitabı
İncelememe eser ile aramızdaki uzak mesafe sorunu ile açıklamak istedim eseri bir çok defa sosyal medya platformlarında görmüştüm ve her almak istediğimde ya yoktu ya da almayı unutuyordum.Geçenlerde bir arkadaşımın paylaşımıyla kitabın muhabbet muhaciri Saadettin Ökten’in memlekete geleceğini gördüm alıp kaydettim ve gitme planlaması yaptım bir arkadaşımla,daha sonra o gün işten eve gelince tamamen unutmuşum ve benim gideceğimden hiç haberi olmayan başka bir arkadaşımın beni arayışıyla hani nerdesin daha gelmedin mi sorusuyla hayret ettim ve diğer arkadaşımla apar topar gittik.Ne diyeyim bu hitaba hayret edip kaldım ve hayret seviyemiz muhabbetle hayranlığa dönüştü.Bu serüven ile uzak mesafe ilişkimiz son buldu çünkü kitap için bir stand kurulmuştu ve ordan bana ben burdayım diye sesleniyordu. Demek atalarımızın dediği gözden uzak olan gönülden uzak sözü muhabbet sevdalısına mukabil bir söz olmayıp Kalbin mesafesine göz değil gönül karar verirmiş . Eserin ismi hep dikkatimi çekmişti Ve ismin Aşık Reyhani’nin bir dizesine ait olduğunu öğrendim. “Bahar gelsin şu dağlara gideyim Belki derdimize çare bir çiçek Toplayıp devşirip harman edeyim Açılan yaramı sara bir çiçek” Kalbteki iman tohumunun sonucudur bir çiçek. Hem eserin hem yazarın n/için derdimize bir çiçek sorusunun hitabının muhabbetini dinledik… Eser kıymetli insanların yol gösterici düşünceleri ile insanların hayat sahnelerindeki rollerini yönetmenin direktiflerine uyarak rolün hakkını verebileceklerini hatırlatıp ele alınan içerikleri günlük hayatta kullandığımız kelimelerle ama farklı bağlamlarla anlatarak insanlara reçetesi olan teselli şurubunun tadının acı olmasının bir gereklilik olup sonucunun bir şifa olacağını sunuyor. Teselli arayışın kimi zaman bir büyüğün sözünde kimi zaman bir kitabın
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025957 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok keyifliydi
9/10
·320 syf.··
2026 27. kitabı
Damla'dan okuduğum ilk kitaptı ve kesinlikle beklentilerimi karşıladı. Okurken çok keyif aldım. Eğer tekrar bir öykü kitabı çıkarırsa alır onu da okurum. 9 puan verme sebebim, hikayelerimiz bir ozana bir peri kraliçenin sonsuz öyküler anlatmasıyla başlıyor ve burdan sonraki kısım peşpeşe hikayelerden oluşuyor. Kitabın sonuna kadar ozan ve peri kraliçeyi bir daha görmüyoruz, yani hikayenin o kısmını. En azından bir kere kraliçe ozana bu hikayeleri anlattığı sırada yaşanan o kısım hakkında kitabın ortasında da bir sahne görmek isterdim ama hikayeler çok güzeldi ve merakta kaldığım şeyler oldu. Bu hikayelerin devamı umarım ki bir gün gelir.
Duygu ve Düşünce
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025616 okunma
Travma Wulf Dorn təhlil
Puan vermedi·328 syf.··
2026 5. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 01:31
Travma Məzmun: Travma, insan zehninin nə qədər mürəkkəb və qaranlıq ola biləcəyini göstərən psixoloji triller janrında yazılmış əsərdir. Hadisələr psixiatriya klinikasında çalışan bir həkimin qarşısına çıxan müəmmalı pasiyentlə başlayır. Pasiyentin söylədikləri əvvəlcə qarışıq və inandırıcı görünməsə də, zaman keçdikcə deyilənlərin arxasında gizlənən dəhşətli həqiqətlərin ola biləcəyi hiss edilir. Bundan sonra əsas qəhrəman keçmişlə bağlı sirrləri araşdırmağa başlayır və hadisələr getdikcə daha təhlükəli və qarışıq hala gəlir. Kitab boyunca oxucu davamlı olaraq şübhə içində qalır. Kim doğru danışır, kim yalan deyir, hansı xatirələr həqiqətdir, hansı qorxu və travmaların nəticəsidir – bunları ayırd etmək çətinləşir. Hekayə irəlilədikcə keçmişdə yaşanan hadisələrin insan psixologiyasına təsiri, travmaların illərlə insanı izləməsi və zehnin özünü qorumaq üçün qurduğu mexanizmlər ön plana çıxır. Təhlil: Wulf Dorn bu əsərdə sadəcə qorxu və gərginlik yaratmır, eyni zamanda travmanın insan həyatına təsirini göstərir. Kitabın ən güclü tərəfi odur ki, oxucuya hər şeyi açıq şəkildə təqdim etmir; əksinə, davamlı suallar yaradır və cavabları yavaş-yavaş ortaya çıxarır. Bu isə kitabı son səhifəyə qədər maraqlı saxlayır. Əsərdə travma anlayışı yalnız keçmişdə yaşanmış ağır hadisə kimi göstərilmir, həm də həmin hadisələrin insanın düşüncələrinə, qərarlarına və reallığı qəbul etməsinə necə təsir etdiyi göstərilir. Bəzən insan öz xatirələrinin içində itib qalır və gerçəklə qorxular arasındakı sərhəd itir. Kitab məhz bu mövzunu güclü şəkildə çatdırır. Məncə, Travma oxucunu qorxudan çox düşündürən kitabdır. Oxuduqca anlayırsan ki, insanın ən böyük qorxuları bəzən xaricdə deyil, öz zehninin dərinliklərində gizlənir. Psixoloji gərginlik sevənlər üçün təsirli və uzun müddət yadda
Psikoloji
TravmaWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20172,830 okunma
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:10
Luzia, gerçeklerin perdesi aralanıp bütün gerçekleri tek tek hatırladığında bir seçim yapmak zorundadır. Ya bütün bu olan herşeyi affedecek ta da tek tek hepsinden intikamını alacaktı. Yüzyıllardır düşmanını öldürebileceği bir hançeri, vampirlerin düzenlediği bir müzayedeye Sidra ile katılan Luzia, vampirler ile insanların arasındaki çatışmada büyük rol oynamaktadır. Hatıraların üzerine yalanlar bindiğinde Luzia kendini vampir karşıtı bir grubun içinde bulur. Gerçeğin asıl perdesi yüzüne çok sert bir şekilde çarptığında yüzyıllardır devam eden savaşı durdurmak için sevdiği adamı karşısına almak zorunda kalır. Bundan aylar öncesinde ilk kitabı okuyup evrenden ve yazılan hikayeden nefret etmiştim ve ikinci kitabı okumamama kararı almıştım. Daha sonrasında hikayeyi sevenler anlamayıp onlara kızmış ve onlardan nefret etmiştim. Açıkcası NG çok sevdiğim bir yazar ve bu çalışması gerçekten beni hayal kırıklığına uğratmıştı BAŞTA! Sonra içimde biriken meraka yenik düşüp ilk fırsatta serinin ikinci kitabını aldım ve son bölümleri okuduğumda, neden bu kitabın bu kadar çok sevildiğini anlamış oldum. NG yine yapacağını yapıp ters köşeleriyle beni kendine aşık etmeyi bir kez daha başarmıştı. Son bölümlerde aldığım hazzı ilk kitapta alamadığım için bu kadar çok sinirlenmiş olmalıydım çünkü ilk kitap beklentimin çok altındaydı. Yazarın diğer eserlerine nazaran bu eser bana çok basit gelmişti. Bu kitaptan bütün hazzımı almış bir şekilde bir sonraki kitabı sabırsızlıkla beklemekteyim. SPOİ OLABİLİR!!! Açıkcası Sidra beni şaşırttı. Lux ve Lu gibi ben de ona inanmış ve güvenmiştim. Ondan böyle bir şey beklemiyordum demek istemiyorum çünkü vampir sonuçta arkadaşlar. Yazar bunu defalarca kez belirmişti vampirler çok kolay yalan söyler diye. Ama biz üç salak (Lu,Lux and
1000Kitap
Canavarlar da HüzünlüdürN. G. Kabal · Dex Yayınları · 2025385 okunma
Puan vermedi·164 syf.··
2018 96. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimin ilk kitabı bitmiş bulunmakta. Kendisi aynı zamanda Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte @isbankasikulturyayinlari n dan #türkklasikleriserisi etkinliğinde okuduğumuz ikinci kitap. İyi ki yapılmış bu etkinlik ve ben daha fazla ertelemeden okumaya başlamışım. #hüseyinrahmigürpınar ı bu kadar keyifle okuyacağımı hiç düşünmezdim. Çekincesi olan varsa korkmadan okusun lütfen. Ahh Anjel ahh diyorum, yedin bir mahalle adamın başını :) Anlaşılacağı üzere Anjel mürebbiyemiz ama çocuklara hocalık etmek hariç her türlü gayesi mevcut. Sorsanız "daha doğmadan önce ömrüme biçilen hayattan kurtulmaya çalışıyorum" der, öyle de melaike. Anlatıma bayıldım, yabancı sözcükler olmasına rağmen anlatımın mizahi olması sebebiyle hiç zorlanmadım. Ekstra gülümseyerek, rolleri oturtarak okuduğumu da söylemeliyim. Bilmem hatırlar mısınız? Yeşilçam klasiklerinden Sadri Alışık ustanın başrollerinde olduğu bir film vardı. "İç Güveysi" Amaç farklı, mürebbiyenin geldiği yer ve geçmişi farklı elbet ama konakta yaşananlardan tutun da ikili diyaloglara kadar filmi izlediğim hissini uyandırdı bende. Bir nostalji fırtınası yapıp yeniden izlemenin keyfini çıkarabilirim aslında. Keyifli okumalarınız daim olsun...
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma