Delirmiş bir karakter olarak yazarın kendisi büyük bir yalnızlık çekmekte. Kendi duygularına, düşüncelerine, düşünme biçimine uygun tek bir insan olmadığı için bu toplumda odasına kapanıp kendi mezarlığını yaratmıştır. Dinlerden, anenelerden, görenek ve geleneklerden sıyrılarak daha öznel, daha bilinçli bir ‘BEN’ geliştirmiştir. Yazarı, anlatıcıyı, bu karakteri bu hale getiren toplumun bütün kurumları, aile, komşuluk da dahil her şeyi içinde büyük bir coşkuyla kendini kendine anlatma zorunluluğu hissetmesini sağlamıştır. Sağlamıştır diyorum çünkü “kendi iyisi” budur.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Nora Yayınları · 201836,6bin okunma
Başkalarından daha erken ölecektim, orası aşikârdı. Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez.
Camus’un karamsarlığı kabullenmiş değil, tam aksine bir eylem hatta isyan çağrısıdır.
Nevzat başkomiser karakterinin Ahmet Ümit’in ileriki romanlarına bir hazırlık süreci olarak görüyorum. Yazarın dili açık, sade ve anlaşılır. Bu eser küçük hikayelerle okuru sıkmıyor düşüncesindeyim
Kitapların, insan hayatında ne derecede önemli rol oynadığı konusunda farkındalık yaratan bir roman. İnsanlara “insan ömrünün bütün duyguları yaşayamayacak kadar kısa olduğunu, bu duygu açlığının ya da deneyimlerin ancak ve ancak kitaplarla tamamlanabileceği” mesajı veriliyor. İki günde bitirilebilecek, sade ve akıcı bir eser.
1900 yıllarda ülkemizdeki ağalık sisteminin bir gelişmiş modeli olan şirket, banka gibi büyük yapıların halk üzerindeki etkilerini ele alan mükemmel bir yapıt. Her sayfasında kendimize dersler çıkaracağımız, yönetim modellerini eleştireceğimiz bir çok bilgi yer alıyor. Ayrıca insani duygulardan, açlıktan, korkudan, korkunun yarattığı cesaretten, öfkeden, zulümden, zulmetmekten, ailelerin parçalanmasından, çocukların beslenemeyişinden, bir babanın ailesine olan yetersizliğin yarattığı enkaz duygusundan kendini empatinizi yapıyorsunuz. Bu roman son paragrafıyla beni benden aldı. Mutlaka okumalısınız John Steinbeck