"Bir yüzüm var artık. Yeni bir hayata başlayabilirim" diyordum.
O da "Tabii" diyordu. "Ama yeni bir sayfaya geçmek için önce bu sayfayı çevirmen lazım."
Mezar taşı yerine bir tahta parçası dikildi başına. Üzerine bir şey yazılmadı. Sonra o tahta parçası da çocuklar tarafından sökülüp parçalandı. Böylece, doğumunda nüfusa kaydedilmemiş olan Zerre'den, ölümünden sonra da bir eser kalmadı. Hiç doğmamış ve hiç olmemiş gibi... Yine de doğurmuş ve öldürmüştü. Belki de bir zamanlar yaşamış olduğunu kanıtlamak için...
"Tuttukları dilek için bile para verir insanlar. Havuzlara, kuyulara para atarlar. Dileğini bile satın almaya alışmış birine de barış hediye edilmez, satılır."
Zerre'yle aralarında bir mavin tarlası varmış gibi Raif ve meydandakiler yüzlerini çevirdiler. Sonra da bayramlaşmaya devam ettiler. Belki de Zerre o an değiştirdi kararını. Ve dönüp kocasının peşinden yürüme ye başladı. Hafif topallıyordu. Belki de ağır ağır yürürken değiştirdi kararını. Belki de evde dayak yemeye devam ederken. Belki de sabaha karşı sessizce ağlayarak tavanı izlerken. Belki ertesi gün, Halime'nin mayın tarlasında yuvarlandığı o anı tekrar ve tekrar düşünürken, belki de bir hafta sonra... Tam olarak hangi anda olduğu bilinmez ama Zerre değiştirdi kararını. Bir erkeğin esiri olmaktan kurtulmanın başka bir yolunu buldu. Ve bu yolda Raife söylediği gibi birlikte Istanbul'a kaçmak ve de başka bir erkeğin esiri olmak yoktu. Zerre'nin seçtiği yolun ne oldu: gunu Palazlılar yakında öğrenecekti. Bazıları da bunu öğrendiği an ölecekti.