41 Yıl Bekleyip 98 Sayfa Konuşmak Diyince de Sen Henrik
5/10
·120 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:26
Kapağına ve arka kapak yazısına aldanıp, “Kısacık zaten, araya sıkıştırır hemen bitiririm” diye okuma listeme eklediğim kitaplardan biri oldu. Fakat hiçbir şey planladığım gibi gitmedi. Neden mi? Çünkü kitapta Henrik Bey diye, geçmişiyle hesaplaşmayı kırk bir yıl boyunca erteleyip sonunda karşısındaki kişiyi bulunca da susmak bilmeyen bir beyefendi var. Adam 41 yıl boyunca içinde biriktirdiği ne varsa tek seferde anlatmaya karar vermiş olacak ki, kitabın büyük kısmı onun bitmek tükenmek bilmeyen monoloğundan oluşuyor. İki cümlede anlatılabilecek düşünceler sayfalar süren, katman katman uzayan cümlelere dönüşüyor. Bir noktadan sonra kendimi hikâyeyi değil, Henrik Bey’in nefes kontrolünü merak ederken buldum. Karşısındaki misafir konuşacak mı, farklı bir bakış açısı gelecek mi diye uzun süre bekledim. Ama nafile. Henrik Bey konuşuyor, yine konuşuyor, biraz daha konuşuyor. Edebi değerini ve birçok okurun neden sevdiğini anlayabiliyorum; atmosferi, yalnızlık ve dostluk üzerine söyledikleri elbette kıymetli. Ancak benim için bu kitap, etkileyici bir yüzleşme hikâyesinden çok, tek kişilik ve oldukça uzun bir konuşmaya dönüştü. Ne yazık ki beni içine çekmeyi başaramadı.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
*SP*
Puan vermedi·304 syf.··
2026 7. kitabı
Bir babanın evlatları için nelere katlanabileceğini, evlatların da nasıl acımasız ve kalpsiz olabileceğini anlatan sağlam bir romandır kendisi. Yazarın kaleminin ne kadar iyi olduğunu kanıtlayan, insanı üzen, kızdıran ve duygulandıran bir kitap. Okurken gözyaşlarımı tutamadığım nadir kitaplardan biridir gorıot baba olayları tüm şeffaflığıyla anlatan bu kitapta gorıot babanın sefil hayatını ve kızları için verdiği mücadeleyi okuyoruz. Hayatının son anlarını sefalet içinde geçiren gorıot babanın ise tek istediği kızlarının mutlu ve refah içinde olmasıdır. Son anlarında onları yanında görmek ister ama nafile. Şimdiden sinirlerinizi hazirlayın çünkü kitabı okurken bol bol yerlerinden oynayacaklar iyi okumalar.. NOT* kitap moralimi çok bozdu. En sevdiğim yazarlardan olan yazarımız betimlemeleri kadar iyi yapıyor ki, karakterimizin odasındaki en ufak detaya, yürürken çıkarıldığı ayak seslerine kadar canlandı gözümde. Betimleme bu denli iyi olduğu için karakterin çektiği acıları da bir o kadar iyi hissettim.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·224 syf.··
2026 58. kitabı
#arzununokudukları #okudumbitti #yorum Funda Uçuk Er Hayykitap #kocambirnarsist Kahvekokulukitaplar1 #kitapdostluğu01 "Mahşer gününde şikayet edeceklerim Var Allahım... Hakkımı helal etmeyip görülecek hesabı beklediklerim var." Alıntı "Meşhur diller ve nafile vaatler ancak aç gönülleri kandırır. Doysa kız çocuğu oysa evinde, gerçek sevgiyi nerede görse tanır. "Alıntı. " Zira bir insan çok zor bir imtihandan geçerken buna şahit olan diğerlerinin de bir o kadar imtihan içinde olduğunu düşünüyorum. Kolaylaştıranla zorlaştıranın hesabının aynı olmayacağını zannediyorum." Alıntı. Herkese merhabalar Sevgili hemşehrim Funda Uçuk Er 'in' HADİN' serisinden sonra yeni serisinin ilk kitabı 'Kocam bir narsist' kitabının yorumuyla geldim. Yine akıcı yalın ama şefkatle tokatlayan cümleler ile kendimize geldik. O kadar beğendim ki 1000 k da onaltı alıntı yaptım. Daha da altı çizili çok cümlem var ama hepsini yazamam. Sizde mutlaka kitabı alıp okuyun ve okutun. Ki hatta evlilik okulları açılsın ve de ders kitabı olarak okutulsun. Kitabın içindeki dizi ve film önerilerini not alarak müzikleri de dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle derinden sarsıcı. Melal&Atlas Sadberk&Pamir Ve kendi imtihanları içinde herkese etmeye çalışan psikolog çiftimiz : Güneş & Kartal.
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025419 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 81. kitabı
#enparlakgünışığı eserinde Call karakterinin dört yaşındaki kız kardeşi bale tutkunu Maddie yirmi bir yaşına gelmiş hayatındaki en önemli bale seçmelerine hazırlık yaparken ayağını inciterek altı haftalık bir fizyoterapist macerasına atılmıştır. Macera diyorum çünkü fizyoterapisti otuz bir yaşında yakışıklı gencimiz James. Erkek karakterimiz on iki yıl önce Maddie gibi sakatlanarak futbol kariyerine ara vermiş, kız arkadaşını abisiyle yakalamıştır. Güvensizlik problemi yaşıyor ve ilişkilere mesafe göstermektedir. Bir yandan Maddie'ye umutsuzluğunda yardımcı olmaya çalışırken bir yandan da kendini korumaya çalışır ama nafile, ikili aralarındaki çekime karşı koyamaz. Yetişkin içerikli ilk kitap gibi. Yazarın kaleminden okuma yapmayı seviyorum sade akıp gidiyor. Seri devam edecek diyor yazar bakalım muhtemelen Call karakterinin kızı Lila etrafında şekillenir herhalde üçüncü kitap. Bu arada bağımsız okunabilir eserler. Reklam değil. "Geçmişimden, söylediğim ya da yaptığım şeylerden pişman değildim çünkü her kayda değer ve görünüşte önemsiz karar beni en mutlu, en tam halime yönlendirmişti. Hayat, sürekli seçimler savaşıydı ve gözünü karartmaya cesaret edene kadar doğru olanı seçip seçmediğini anlamıyordun." #kalbinkaranlıkköşesi LAPİS YAYINLARI #lisinaconey
Kalbin En Karanlık KöşesiLisina Coney · Lapis Yayıncılık · 2024360 okunma
8/10
·184 syf.··
2026 20. kitabı
Halbuki siz biliyorsunuz ki "o artık yok" ama bilinciniz bu ilkel parçalara söz geciremiyor. Beyninize ateşlenen sinyaller sürekli olarak onunla ilgili anılarınızı ve dürtülerinizi tetikleyip o dürtüleri tatmin edicek şekilde sizi onu aramaya ve bulmaya itiyor. Ama nafile yok ki gitti bitti....
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2018 114. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2018 00:00
@isbankasikulturyayinlari ndan #intibah ile geldim. Tabi ki @okumacemberiolusturalim ve Okuyan kadinlar kulubu nün #türkklasikleriserisi etkinlikleri kapsamında okudum. Kitabımız Türk edebiyatında ilk edebi roman olarak biliniyor. Yazılırken Osmanlıca ve Türkçe'nin roman yazımına uygun, işlek ve edebi bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmış. Çokta iyi olmuş. Başlangıçtaki Çamlıca tasvirinin şiirselliğine bayıldığımı söyleyerek konuya değinmek istiyorum. Dönemin mekanları gözünüzde canlanacak kadar güzel bir anlatımın ardından başlıyor hikayemiz. Hayatının anlamı olarak gördüğü, öğretmeni, danışmanı, arkadaşı, sadık dostu olan babasını kaybettikten sonra, annesine ve ferah yaşamlarına rağmen bir gencin değişen, hatta tepe takla olan hayatını anlatıyor. Beyzademiz yalan söylemeyi dahi beceremeyen, iyi terbiyeli, saygılı, kötülük görmediği için iyiyle ayrımını yapamayan Ali Bey. Sözüm ona arkadaşlarıyla birlikte eğlenceye gidiyor, fakat eğlence anlayışları farklı tabi. Arkadaş hatırını kırmamak adına yaptığı bir hareket, atıldığı bir macera özgür iradesini alıyor elinden. Bu maceranın adı Mehpeyker. Türlü utangaçlık, çekingenlik, geceler boyu kurulan düşlerin ertesinde nihayet tanışıyor gönlünün efendisiyle. Gelin görün ki bu afet-i devran bizim Ali Bey'in aldığı terbiyenin tam tersi hafif meşrep bir kadın. "Bir kadın erkeği vezir de edeeer, rezil de eder" sözünü tekrar tasdikledi yaşananlar. Birine körlüğünden, diğerine intikam hırsından dolayı kızdım durdum ama nafile. Kitabın ilk isminin neden Son Pişmanlık olduğu belli. Bir intikam hırsı uğruna kaç hayat heba oldu, okuyunuz efendim :/ "İnsan her adımını mezardan uzaklaştırmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır..."
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma