5/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:42
Normalde yeni çıkan her Osman Balcıgil kitabını keyifle okurum ama bu kitap beni içine çekmedi. Nahit Hanım gibi, Afife Gibi, Suat Derviş gibi hissettirmedi. Sadece Cumhuriyetin ilk yıllardında arka planda yapılan çalışmaların etkisini anlatmakla kaldı. Roman hissini yaşayamadım. Ana karakterlerin aşk hayatının içine daldığı kitapları her zaman daha çok sevdim. Ayrıca çok fazla yazım hatası var. Mesela son sayfalarda Zeki Beyin cenazesine giden Saffet ve Şükrü Beyleri anlatırken Saffet ve Zeki bey diyor. Zeki beyin ölüm haberini vermeye Zeki beyin gittiği yazılmış. Editör kitabı basmadan incelemenin sonlarını kaçırmış. Üzgünüm tavsiye edeceğim kitaplar arasına giremedi.
Devrimciler ve Süs BebekleriOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 202623 okunma
9/10
·256 syf.·
2026 50. kitabı
Susmasını bilmeyen dil beyhude konuşur Şemseddin Sivasî...İyiki tanımışım seni üstadım. Herkesle konuşmak yerine içindekileri yazmak, boş konuşmaktan ziyade sadece kelimeleri kağıda dökmesini en sevdiği meşgale olarak tanıdım, kitabın başlarında bu güzel insanı. Konuşamadığın zaman insanlar seni sağır sanıyorlar, ne garip. İlla bir isim seçeceksem kendime dilsiz değil de Lâl demelerini tercih ederim. Bir eksiklik değil de bir isim gibi, noksanlıktan ziyade bir hususiyet gibi. Hatta şiir gibi; Lâl. Syf 33 Fatih Duman beyefendiye de dua ettim içimden. Bu güzel insanları herkes okusun diye kağıda döktüğü için. Okurken faydalanmaktan ziyade, okuyucaya hissettiriyor kalemi. Yazarla ilk tanışmam olduğu halde samimi ve içten anlatımı etkiledi beni. Yazar önsözünde diyor ki: "Kim Bir Müslümanın hayatını yazarsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur" diye okumuştum. Ve Hep de öyle inandım. Onun için belki de vazgeçmedim bunları yazmaktan. Unutulmasın, hatırlansınlar diye bir dert düştü nasibime o günden. Burası beni etkiledi ve bütün kitaplarını yavaş yavaş okumaya karar verdim. • Kitabı okurken biraz da araştırmalar yaptım tabi: (1520 - 1597) 16. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk-İslam âlimi, mutasavvıfı, müderrisi ve şairi. Hem dini ilimlerde (tefsir, hadis) hem de edebiyatta derin izler bırakmış. Hem Türkçe hem Farsça şiirler yazmış. Divan'ının yanı sıra Mevlid, Mir'âtü'l-Ahlâk ve Süleymannâme gibi 20'den fazla eseri bulunmakta. Şiirlerinde ilahi aşkı ve ahlaki öğütleri samimi bir dille işlemiş. Çokta güzel ünlü bir beyiti varmış eklemeden olmaz: • Sür çıkar gayrı gönülden tâ tecelli kıla Hakk • Padişah girmez saraya hâne ma'mûr olmadan ​(__Gönlünden Allah'tan gayrı ne varsa sür çıkar ki, Hak oraya tecelli etsin. Çünkü saray temizlenip düzenlenmeden
Duygu ve Düşünce
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,474 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·520 syf.··
2026 24. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:01
Cemal Süreyya ; Cumhuriyet kadını olarak hitap ettiği; Nahit hanım … 19 yaşında İstanbul’dan Ankara’ya öğretmenlik yapmaya gelen, Atatürk’le dans eden, Cumhuriyet’in ilk yıllarına tanıklık eden, şairlere ilham veren bir kadın düşünün. - En yakın arkadaşı Nermin’in anlattığı şekli ile biz okuyuculara aktarılan kitap: Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek ve nice şairlerin karşılıksız aşkı Nahit. Orhan Veli aşkından çok beni etkileyen o dönem; bir ülkenin nasıl kurulduğunu ve o kuşağın neler başardığını opera salonu, bale eğitimleri, kitapların tercüme edilmesi Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitimden sanata uzanan o büyük dönüşümün içinde yer almış olmasıydı.”
Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit HanımOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 2025828 okunma
10/10
·170 syf.··
2026 91. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 10:09
Orhan Veli'yi bu kitapta büyük bir şair olarak değil, bir insan olarak görüyoruz beklediğimizin dışında belki de. Mektuplarda yer yer Nahit hanımın kaprislerini, Orhan Veli'nin kıskançlıklarını, kırgınlıklarını ve sabırsızlığını görmek mümkün. Özellikle Nahit Hanım'la olan yazışmalarda aynı konuların tekrar tekrar gündeme gelmesi, ilişkinin iniş çıkışlarını oldukça net anlatıyor. Bir diğer dikkat çekici nokta ise maddi sıkıntıları. Sürekli para darlığıyla uğraşan, iş ve geçim derdi yaşayan bir Orhan Veli var karşımızda. Bu yönüyle kitap, şairin hayatının ne kadar zor şartlarda geçtiğini de gösteriyor. Bir ayakkabı, palto ve posta parası derdinin varlığı gerçekten üzücü. Mektupların en sevdiğim tarafı kusursuz olmamalarıydı. Bazen tekrar ediyor, bazen sitem ediyor, bazen de çok sıradan şeylerden bahsediyor. Tam da bu yüzden samimi geliyor. Şairden çok, sevdiği kadına ulaşmaya çalışan bir insanı adeta yaşıyorsunuz. Bir de kitap sonunda öğrendiğimiz ölüm şekli var ki kahır resmen.
Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 20245,1bin okunma
Bir Kadının, Bir Dönemin Hikayesi
9/10
·431 syf.··
2026 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 14:41
Biyografi olmasına rağmen roman tadında ilerleyen bilgi dolu ama bir o kadar da akıcı bir kitaptı. Suat Derviş’i yalnızca bir yazar olarak tanırken gazeteciliği, çevirmenliği, siyasi mücadelesi ve yurt dışında da ilgi gören eserleriyle ne kadar güçlü ve çok yönlü bir kadın olduğunu bu kitap sayesinde öğrendim. Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet dönemine ve sonraki siyasi çalkantılara uzanan yaşamı aynı zamanda ülkemizin geçirdiği dönüşüme de tanıklık etmemizi sağlıyor. Nazım Hikmet, Sabahattin Ali ve dönemin birçok tanıdık isminin satırlarda karşımıza çıkması da ayrı bir keyifti. Saray çevresinden gelen ayrıcalıklı bir yaşamla başlayıp yoksulluk içinde sona eren hikayesi ise oldukça hüzünlüydü. Hem Suat Derviş’i tanımak hem de yakın tarihimize farklı bir pencereden bakmak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
İpek SabahlıkOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20173,199 okunma
Puan vermedi·353 syf.··
2026 39. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 20:39
Bir Dinozorun Anıları: Beklediğim Fosil Değil, Sıradan Bir Kaya Parçası "Ben de bir "dinozor" olarak, bu kitabı okumak için 353 sayfa harcadım ve itiraf ediyorum: Umarım dinozorların soyu, bu kitap kadar yorucu olduğu için tükenmemiştir." Merhaba kitap dostları. Uzun zamandır duyduğum, herkesin "mutlaka okumalısın" dediği Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Anıları"nı nihayet bitirdim. Saygıdeğer bir akademisyenin, İngiliz Edebiyatı'nın duayen isminin yaşam öyküsünü merak ederek başladım, ancak bitirdiğimde hissettiğim tek şey büyük bir "Eee, ne olmuş yani?" hissiydi. Kısa Konu (Sanki Önemliymiş Gibi) Kitap, kendine "dinozor" diyen, dolu dolu yaşamış, sol görüşlü, Türkiye'nin önemli edebiyat simalarıyla (Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Falih Rıfkı Atay, Nâzım Hikmet gibi) haşır neşir olmuş, üniversitede profesörlük yapmış güçlü bir kadının hayatından kesitler sunuyor. Düşünsenize, Atatürk'le dans eden, Shakespeare çeviren, Moby Dick'i Türkçeye kazandıran, üç darbe görmüş bir akademisyenin anıları. Konu olarak kesinlikle etkileyici ve "vaat dolu". Kâğıt üzerinde okunmayı hak eden, görkemli bir hayat hikayesi. Neden "Hiiiç" Beğenmedim? (Sebeplerim) 1. Olay değil, hisler: Kitap, beklentimin aksine bir "anı" kitabından çok, bir "samimi ağıt" niteliğinde. Yazar, yaşadığı dönemin toplumsal olaylarını değil, bu olayların onun iç dünyasında yarattığı burukluğu, öfkeyi, hayal kırıklıklarını ve özellikle "darbe yıllarındaki" çaresizliğini anlatıyor. Yani somut bir olay örgüsü ve aksiyon bekleyen biri için kitap sürüncemede kalıyor. 2. Anlatımın Ağırlığı: Mina Urgan, bir İngiliz Edebiyatı Profesörü. Bunu fazlasıyla hissediyorsunuz. Bazı bölümler öylesine detaylı ve "profesör edasıyla" yazılmış ki, okurken bir anlık "Bu kadar ayrıntıya gerçekten gerek var mıydı?" diye sorguluyorsunuz.
1000Kitap
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma