Şunu anladım ki, inanç sadece "görülmeyenlerin bilgisi" vesaire değildir; ya da bir vahiyden ibaret de değildir. (Bu, inancın yalnızca açıklamasıdır.) İnsanın Tanrı'yla olan ilişkisi de değildir. (İnsanın inancı Tanrı yoluyla tanımlamaması, önce inancı sonra Tanrı'yı tanımlaması gerekir.) İnanç sadece insanın söylenilen şeyle yaptığı bir anlaşma da değildir, en çok bu olduğu sanılsa da...