Artık hiçbir şey bilmemek istiyorum, hiçbir şey bilmediğimi bile bilmemek. Neden bunca sorun, bunca tartışma, bunca öfke var? Neden bu ölüm bilinci? Yeter, dursun artık felsefe de, düşünce de!
Şu anda hiçbir şeye inanmıyorum, hiç umudum yok.
Yaşama çekicilik katan her şey bana anlamsız görünüyor.
Ne geçmiş duygusu var içimde ne de gelecek; şimdi de gözümde yalnızca bir zehir. Umutsuz muyum değil miyim bilmiyorum; çünkü insanda hiç umut olmaması ille de umutsuzluğa işaret etmez. Hiçbir niteleme bana zarar veremez çünkü yitirecek hiçbir şeyim yok. Üstelik her şeyimi, çevremde her şeyin uyandığı bir zamanda yitirdim. Her şeyden ne kadar uzağım!
Ne iyi ne kötü, neye izin var neye yok bilmiyorum; elimden ne övmek geliyor ne de yermek. Bu dünyada ne ölçüt ne de güvenilir bir ilke var. Kimilerinin hâlâ bilgi kuramıyla uğraşmasına şaşırıyorum.
İnsan hiçbir zaman doymayan, yaşamla ölüm arasında kalmış bir hayvanın trajedisini yaşamaz mı? İnsanlığımdan çok sıkıldım. Elimden gelseydi, anında vazgeçerdim. İyi de, neye dönüşürdüm o zaman? Bir hayvana mı?