"Ağacın gövdesine yasladı omzunu, aşağıda akıp giden yeşil suya dikti gözlerini, baktı, baktı, kendini koyverip suya gömülmek istediği tümüyle içini sardı ansızın. Tüyler ürpertici bir boşluğun sudan kendisine baktığını gördü, ruhundaki boşluğun bir yansımasıydı bu. Evet, artık sonuna gelmişti. Kendi kendini yok etmekten, yaşamın başarısız örgüsünü parçalayarak kendisiyle alay eden tanrıların ayaklarının önüne fırlatıp atmaktan başka yapacağı şey kalmamıştı. Bu onun özlediği büyük kusmaydı, ölümdü, nefret ettiği bu kalıbı kırıp dönmekti."