Nar çiçeği misin Elim uzanınca kendini sevdiren. Şiire bir şey kalmamış bilesin Yüzün yazmış yazılacağı, Şair sadece oradan çalmış; Bahar olacağı, gökyüzü olacağı… Ali İhsan Konuklu
Yaprakların yeşilinde saklanan o ilk kızıllık, koskoca bir bereketin sessiz habercisidir. Nar çiçeği gibi vakur, zamanını bekleyen bir umutla dolu...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kalemimden
Bir gülün kurumuş toprağında solsa da bir tomurcuk, Esrik bir hüzzam gibi sessizce bekler ince bir umutla Yitikliğin koynundaki ruh, filizlenir yeniden funda çiçeği sabrıyla Zarif bir rikkatle göğe meftun olur, sessizce dirilir, Açar vakti gelince nar çiçeği endamında, ömürlük güzelliğiğle . .
"unutma beni çiçeği... kim koyduysa adını hangi ayrılıkla, acıyla ödendiyse bedeli tarifsiz hüzün insanın, çiçeğe durmuş tini... unutma beni çiçeği mavisi, beyazı, pembesi komşusu nar çiçeği..." Gürsel Rengis
Şiir
Buraya kadar öyle mi…?
youtu.be/vZNu3uvwOUM?si=... Buraya kadar öyle mi? Akşamın son vapuruyla çekip giderken ellerimden Anılarımdan düşeceğim seni öyle mi? Öyle bırakmak ne kolay dalgalara şarkımızı Yarın yok artık ben de yokum öyle mi? Bir liman bir ada Ihlamur çiçekleri Bir adam Kör olası bir yaz bitti, öyle mi? Yazılmamış mektuplar Sağ yanımda yaş tütün kokusu Boyuna bir ağrı sol yanımda Aşk böyle ağlarmış demek doğrusu Uyuyacağım ve silinmiş olacak rengi saçlarının öyle mi? Koynumda utanmaz bir keşkeyle aldatıyorum seni İçimde liman kalmamış Her gelen geçen yeniden boğuyor beni Belki gece ölürüm, farkında değilim Sen gidince yaşamak fazla tehlikeli Geçer ve unuturum öyle mi? Kime sattıysan beni Her dirhemde kime anlattıysan Bir insan nereye kadar sevebiliri Mavi neon nasıl yandıysa Anılar, kuş sesleri, eski şarkılar Saçları terlemiş bir ağustosta Bırakıp gitmenin daha kötü geleceğini
Akar Guadalkuivir Portakal ve zeytin bahçelerinin gölgesinde Senin iki nehrin Granada Düşer karlardan, vadilere Ah sevda Geri gelmez bir daha Guadalkuivir kıvrımlarında Yanar tutuşur nar çiçekleri Akar nehirlerin Granada Bir kanla, gözyaşıyla öteki Ah sevda Karıştı rüzgâra Sevilla'da zarif Yollar açılmıştır yelkenlilere Senin nehirlerinde Granada İniltilerdir yüzen sade Ah sevda Geri gelmez bir daha Guadalkuivir… Çan kulesi Ve rüzgâr, limon bahçesinde. Dauro, Genil, ölü kilisecikler Nehirlerin denize kavuştuğu yerde Ah sevda Karıştı rüzgâra