Şefkat artık sona ermeli, toprak onu alıp bağrına basmalıydı. Ne güzel bir dinlenme olacaktı! Sadece otları eğen kuş ayaklarının hafif seslerini duyacaktı. Kimse başının üstünde yürümeyecek, sonsuza dek rahatsız edilmeden yuvasında yatacaktı.
Bir zamanlar tüm sevinçlerin kaynağı gibi, şimdi de bütün kederlerin kaynağının bende olması yetmez mi sanki? Vaktiyle duygular içinde yüzen, her adımda kendime bir cennet yaratan, bütün dünyayı sevgiyle kucaklayacak bir kalbi olan ben değil miydim?