Narin Topaloğlu

Narin Topaloğlu
@narintopalogluu
arada yazıyorum o kadar "Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmaktır"
77 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 23:29
"Deli" olmak nedir? İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil içinde midir? Yaşamak nedir? Acı çekmeyen biri yaşam üzerine felsefe yapabilir mi? Bu gibi soruları sorgulatan bir kitap. Kitapta ağırlıklı olarak doktor Andrey Yefimıç ve akıl hastası Ivan Dmitriç'in konuşması konu ediliyor. Ivan soylu bir ailede yetişmiş lakin ailevi sebeplerden dolayı üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmış bir gençtir. Ivan hastanede maruz kaldıkları adaletsizliğe, içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara karşı çıkarken Adrey bunları görmezden gelmeye ısrar eder ve durumu değiştirmek için hiç bir çaba göstermez." Kibar" biri olarak her şeye sessiz kalır. Doktor insanın huzurunun ve mutluluğunun kendi içinde olduğunu savunur lakin İvan bunu şiddetle reddeder. Şartların insanı etkilediğini söyler. Andrey hayatı boyunca "acı" yı tatmamış lakin İvan en kötü şekillerde tatmıştır. "...Gerçeklikle hiçbir bağınız yok. Hiçbir zaman acı çekmemişsiniz, yalnızca bir ayyaş gibi, başkalarının acılarıyla beslenmişsiniz. Ben ise doğduğum günden bugüne kadar hep acı çektim." Andrey acıyı anladığını ve bu duyguların anlamsız olduğunu, Ivan ise acıyı çeken ve böyle duyguların hayatın kendisi olduğu ve bu nedenle küçümsenmemesi gerektiğini savunur. Ayrıca acı çekmeyen bir insanın acıyı küçümsemesini de saçma bulur İvan. "Acıyı küçümsersiniz ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz" Kitapta sorgulayanların ve düşünme gücüne sahip olanların toplumda dışlandığını, sorgulamayıp düşünme gücüne sahip olmayanların toplumda kolayca yaşayabileceği bariz bir şekilde anlatılıyor. Kitabın sonunda ise Andrey'in çok büyük bir felsefi yanılgı içine düştüğünü görüyoruz. Kitap, üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken bir yapıt. Ben kısaca bahsetmeye çalıştım.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·144 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2024 19:09
"Ne istemiştiniz?" "Kendimi asmak için bir ip..." *ntihar ermeye karar veren insanlar için bir sürü alet edevat satılan bir dükkan: *ntihar dükkanı. Kendini asmak için ip, kesmem için bıçak... *ntihar dükkanında çalışmak aile boyu süre gelen bir adet gibi. Hikayedeki ailemiz de karı koca, 1 kız ve iki oğluldan oluşuyor. Ailedeki bireyler yaşamlarında herhangi bir anlam bulmuyorlar. Aslında buluyorlar, onların da içten içe yaşamak istediklerini, hayatlarında bir anlam olduğunu kitabı okurken anlıyorsunuz ama kendileri bunları kabul etmek istemiyorlar. Mesela hikayenin bir kısmında kadının kızı annesine şu soruyu yöneltiyor "biz neden intihar etmiyoruz " annesi de buna karşılık "biz intihar edersek bu dükkana kim bakacak? İntihar etmek isteyen insanlara bu aletleri kim satacak " diyor. Yani aslında ölmek istemiyor, bunu biliyor ama bunu böyle bir şeye dayandırıyor. En küçük oğulları, Alan, ailesinin aksine hayat dolu bir cocuk. Hatta dükkanda sürekli enerjik şarkılar acıyor etraftaki havayı dağıtmak için. Abisi sürekli bu davranışlarına sinirleniyor. Kitabı okursanız demek istediklerimi anlarsınız. Gerçekten çok değişik bir kitap. Bu kadar monoton bu kadar bıkmış gibi görünen bir hayat... O aile içindeki düşünce tarzı çok acayipti. Alan'a dönecek olursak; hayat enerjisi olan bir çocuk hatta bu nedenle sürekli azar iştiyor. Babası sürekli büyük oğlunu övüp duruyor çünkü o diğer kardeşlerine göre ölümü daha fazla arzuluyor. Bir gün babası Alan'a daha fazla dayanamıyor ve onu asker gibi bir yere gönderiyor, Alan daha 11 yaşında. Bu süreçte onu özlediklerini fark ediyorlar. Onun o neşesini, dükkana her girişinde etrafa enerji saçmasını, evdeki müziği... Her şeyi özlediklerini fark ediyorlar. İçten içe bunu benimsemişler, mutlular ama bunu kabul etmek istemiyorlar. Daha
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Arka kapak yazısı ||
Puan vermedi·224 syf.··
2024 16. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 16:27
Ben de en az aşk kadar saçmayım... Aşkın kaç yüzü, kaç hali vardır? Stefan'la Ayşe'nin aşkı gibi bir çeşit köpeklik midir, yoksa ancak rüyalarda rastlanılan bir mucize mi? Profesör Numan'ın inandığı gibi çözümsüz bir problem midir, yoksa Ceren'in sandığı gibi bir yanılsama mı? Belki iki âşığın giriştiği bir düello ya da hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir ütopyadır! Hem hastalık hem direniş, hem av hem de avcı olmaktır aşk... Aşk rüzgârın söylediği bir şarkıdır. Polisiye romanlarıyla tanınan Ahmet Ümit, bu kez Aşk Köpekliktir'de "katil kim?" yerine, binlerce yıllık "aşk nedir?" sorusuna yanıt arıyor. Kitapta bir araya gelen dokuz öykü, bu eskimeyen soruya kendi cevaplarını ararken, bir yandan da her bir hikâye farklı kurguları, kahramanları, mekânları ve Ahmet Ümit'in bildik "gizem"li üslubuyla okuru peşinden sürüklemeyi başarıyor. ----- Edebiyat hocamın tavsiyesi üzerine okumaya başladım ve açıkçası gerçekten iyi bir kitaptı. Yazar, Ahmet Ümit, çok değişik biri. Kaleme aldığı öyküleri de öyle. Nasıl desem kitabı okuyunca içinizde garip bir his oluşuyor. Rahatsız edici ama güzel bir his. Kitapta 9 öykü var ve hepside aşk temalı. Kitap ismini son öyküsü olan "Aşk Köpekliktir" den alıyor ve benim en sevdiğim hikayelerden biri de o. En beğendiğim öyküler ise "Aşk Bir Ütopyadır" ve "Kâfi Delildir Aşk"...
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202017,2bin okunma