Okumak için sayfaları heycanla çevirdiğim ama bitmesini istemediğim bir kitaptı. Biliyordum sonunun böyle biteceğini Bülbülün kırk şarkısı! beni kırk yerimden bıçakladı sanki…
Bülbülün Gülüm demesi, kıskandım bülbülü. Ne güzel sevmişti Rasûlallah, ne güzel sevilmişti Rasûlallah.Bülbül Gülünü istedi. Halime Gülünü bırakmak istemedi. Ebûbekir Gülünün dostluğunu istedi. Gülüm Miraçta ümmetini bırakmak istemedi, sahi neden istemedi o kadar ezâya rağmen ümmetini bırakmayı…
Senin derdinle yanmak bir saâdet yâ Rasûlallah
Şu âlemde hemân sensin hakîkat yâ Rasûlallah
(Lâedri)
(Rasûlüne kavuşmayı sen nasib eyle Allah’ım.)
05.06.2026 - 22:22
Kitabın yorumuna geçmeden önce tevafuken bu kitabın ruhuma iyi geliş sürecinden biraz bahsetmek istiyorum. Anlamlı bir anı olarak kalması ve belki okurken kendinde yaşadığı benzer bir şey bulup da iyi bir hisse çıkartmasına vesile olduğumuz olursa diye ümit ederekten...
Çok tahmin edilemez bir anda ayağımı burkup yere düşmem üzerine ayağımı kırmış bulunduğum bir dönemdeyim, yaklaşık 1-1,5 ay verilerek yapılmış dize kadar alçılı ve üzerine basamadığım bir ayak... İnsan, alışkanlıklarının bir anda tepetaklak olması ve önceden elinde olduğu şeylerin aslında onun bir hakkı ya da yeteneği değil de sadece Rabbinin bir lütfu olduğunu hatırlayabilsin diye sanırım bazı imtihanlar. Rabbim beterlerinden korusun, yaşadığımız imtihanlardan da gereken dersleri alıp daha da güçlenerek yeniden kalkıp O'na doğru ilerleyebilmeyi nasib eylesin. Garip hissettiğim, yeri gelince kendi kendime ağladığım, dışarıda kimseyi üzmemek için gülümsememi yüzümden eksik etmemeye gayret ettiğim bir hâl... Çünkü hayat imtihanlarla dolu ve O'nun rızası için çıktığımız ve her şeye katlanmaya razı geldiğimizi söylediğimiz bu yolda en ufak engelde suratımızı asıp sürekli şikayetlenmek ve diğer kulların ümidini kırarak hakka girmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Sevdayla, aşkla koşan yorulmaz deniyor ya (tabii ben koşamıyorum, zıplıyorum ya da sandalyeden itiliyorum ama olsun:) İnsan ne kadar üzülse de şikayet etmek olanı değiştirmeye yardımcı olmayacağı için mantıklı da değil. Final haftamdayım.. Kimseye yük olmak istemediğim bir dönemde pek çok yakınımın yardımına çokça ihtiyaç duyuyorum. Elhamdülillah ben mümkün oldukça yormayacak şekilde kendi istek ve ihtiyaçlarımı azaltmayı ve mimumuma indirmeyi öğreniyorum, mecbur olanlar gerektiğinde de onlar sağ olsun şikayet etmeden beni neşelendirerek yardım
Salahüddin ve'd dünya... Hem dinin hem dünyanın kurtuluşu... Dinimizin ve dünyamızın böylesi esaret altında olduğu dönemde ilaç gibi geldi bu kitap. Cihad aşığı, ilim sevdalısı Selahaddin'in Kudüs fethine uzanan o muazzam hayatı... Kudüs esaretten kurtulmadan gülmeyi kendisine ar gören döneminin Yusuf'u, o izzetli komutan... Selam olsun sana ey yiğit mücahid.
"Selahaddin" olmanın zorluğunu, ancak ümmette bir Selahaddin olmadan; ümmeti vahdete kavuşturmadan İslam'ın incisi Kudüs'ü kurtarmanın imkansız olduğunu öğretti yazar. Dili ve anlatım biçimi açısından bunaltmayan, sıkıcı tarih kitaplarından ziyade; tarihi hatıraları bizzat yaşıyor gibi hissetmemize imkan tanıyan yazarımız Dr. Abdülkadir Turan'a teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum.
Rabbim bize Selahaddin olabilmeyi, hiç değilse bir Selahaddin yetiştirmeyi nasib eylesin. Kudüs'ün özgürlüğünde buluşmak duasıyla...
Bu kitaba bu denli muhabbetle bağlanmamın nedeni neydi inanın bilmiyorum. Hocamın mütevazı nefesinde kendimi bulabilmek miydi ,Yusuf(as) ile bir yol yürümek miydi, ihsânın en derinini görebilmek miydi... Arka sıralarda pürdikkat gözlerim dolu dolu hocamı dinlerken bütün âyetler sanki bana bir şeyler söylüyordu. Can evimdeki yaraları birer birer onarıyordu. Varlığımın özüne ,kalbimin derûnuna her an yeniden dokunuyordu. Hocamın latîf anlatımıyla birleşen bu muazzam kıssa beni tam da uçsuz bucaksız pırıl pırıl bir deryanın ortasında hissettiriyordu. Gönül ilinden gelen bu çağrı bana hayatı yeniden öğretiyordu.
İşte bu diyordu gönlüm.Bu ümîdin hikâyesi , bir rahmet yolculuğu...
Bu kıssa , "bütün darda kalmışlara şifâ olacak kıssa". Bu , benliğini eritmiş bir yürekle affedebilme hâlinin hikayesi.
Bu sûre , insanın kalbiyle âdeta müfredat gibi çalışması gereken değerleri yekpare kendinde toplayan sûre.
Bu kitap vesilesiyle hayatımın bir dönemi Yusuf(as) ile özdeşleşti. Onunla yürünmüş bir yolum oldu. Peygamber zarâfeti nedir , en sarih biçimde bana gösterdi .Anlatımın letâfeti , beyitlerin zenginliği beni her daim hislendirdi. Umûdun ne olduğunu öğretti . Sabrın derinliğini gösterdi. Bir babanın hüznün müntehasını yaşarken dahi sığınılacak tek kapıya gidişini ve hâlini arz eylediği o muazzam münacaatı öğretti.
İçtenlikle söyleyebilirim ki kitaba samimiyet ve merhamet tecessüm etmiş. Bunun neticesinde de Cenâb-ı Hakk kelâmını açmış yazarımıza. Zira merhamet olmasaydı hissiyat bu denli aksedemezdi, bu rüya yeniden görülemezdi.
Hocamın göznûru daha nice mahzun gönle şifâ olman niyâzıyla.
20'nin baharında bu muazzam eserle tanış olmak , bizzat müellifinden dinlemek senin bana zarif bir lütfundur Allah'ım. Senden niyazım şudur : Kendi hikâyemin Yusuf'u olabilmeyi nasib et.
Mezheb değiştirme evresinde Bilgi almak için ilk başvuru kaynağımız . Kendi mezhebimiz ile ilgili daha önce aile okumaları adına 2 ilmihal bitirmiştik sevgili eşimbeyle. Bazı gerekçeler den ötürü mezheb değiştirmeyi düşünürken en az bir ilmihal bitirmeden geçmeme kararı aldık. Bir takım araştırmalar sonucunda Ömer Nasuhi bilmen ile başlamayı kararlaştırdık. Rabbim hakkıyla bitirip amel etmeyi nasib etsin. Amin
Altay Cem Meriç bilhassa gençlerimiz icin varlığıyla Rabbimize hamd ettiğimiz bir değer. Rabbim cümlemizi sıratı mustakim üzere yaşatsın ve canımızı o yol üzerinde alsın.
Muhtelif 1 Kitabı kesinlikle Peygamberligin İspatı kitabi sonrasi okunması gereken bir eser kanımca. Kitaptaki bir çok sözü o kitap sonrasi anlamak daha berrak bir anlama sağlıyor.
Hem de ACM nin diliyle Peygamberligin Ispatiyla tanışınca her şey daha netleşiyor.
Kitaba gelecek olursak;
"hemen bitmese, şu konuyu da anlatsa" diyerek sayfalari çevirdiğim bir eserdi.
Birçok konuyu videolarının sıkı takipçisi olduğum icin aşinaydim fakat okumak cok daha somutlastirdi zihnimde.
Kitapta duygulanacak hiçbir şey olmamasina rağmen "murtedin katli" mevzusunda muhattabinin 12 yil önceki ACM olduğunu söylediğinde sevinçten midir hüzünden midir nedenini anlamadığım bir duygulanma geldi.
Seviniyorum Rabbim İslam'ı nasib etmiş.
Üzülüyorum nice gençler de bu batakliklarda boğuluyor. Rabbim bizlerin vesilesiyle gençlerimizi bu cukurlardan kurtarsın.
Rabbim Altay Cem Meriç'ten de razı olsun
Muhtelif 1Altay Cem Meriç · İnsan Yayınları · 20251,908 okunma