Gözlerinde yeni gün
Uyan artık sevdiğim, Gözlerin gözlerime değsin. Gün açsın artık; Duyalım kuşların cıvıltısını, Horozların sabah müjdesini... Bizim kedi gelmiştir şimdi, Eşikte, gözlerini açmanı bekler. Bekler ki önünü görsün, Işık tutsun o güzel gözlerin. ​Uyan artık güzel kadın, Kalbim sesini özlüyor, Gülüşünü özlüyor en çok... Ve kalbinle gözlerin arasındaki O gizli dehlizi... Aç artık o gizli dehlizi; Bak, kalbim nasıl çarpıyor. ​Birazdan yarılacak gök, Ve her sabah doğan mucize Yeniden bağışlanacak bize. Alışmış gözler, alışmış hakikat... Her şey sıradanlaşmışken sevdiğim, Sen aç gözlerini ki, tefekkür edelim. Yüce Mevla’ya Şükürler, dualar edelim. ​Gözlerinde görmek istiyorum mucizeyi; Aç gözlerini sevdiğim, Aç ki başlasın artık görevine mavi gök...
Şiir
Korku ve Daha Çok Korku
Beni mutlu eden şeyler aynı zamanda hasta ediyor. Beni mutsuz eden şeyler ise bir bakıma hayata tutunmamı sağlıyor? Bu durumda gerçekte seçilebilecek iki seçeneğin mevcut olduğundan bahsedilebilir mi? Bir tarafta kısa vadede huzur sağlayan, arayışlarla dolu olsa bile her an kaybolmaya meyilli karamsar düşüncelerle dolu günlük hayatla bağlantısız mutlu fakat öldürücü bir dünya; diğer tarafta hareketli bir dünyanın içerisinde nerede olduğunu bile bilmeden, akışın ve toplumsal kabullerin içerisinde yaşamayı düstur edinmenin mutsuz fakat işlevsellik sağladığını kavramanın sakin fakat güvensiz limanı. Depresif ruhlu olmak bu sebeple benim için konfor alanından çıkmamak için bahaneler üretilen bir alan değil. Hayata tutunmak için kendisinden kaçmanın çözüm olduğunu düşünmenin bedeli. Peki hem hayata tutunup hem de mutlu olmak mümkün değil mi? Her şey bu kadar keskin hatlarla mı belirlenmiştir? Boşluğu, etrafında kelebekler uçuşan yemyeşil bir cennet bahçesi sanmayı ne çok isterdim. Verilen nimetlerin değerini bilemeyişimin olası cezasından her an ürkerken. Bir şifa mı? Bu karamsarlıkla elimden tek gelen şey, hasta olmaktan korkmaktan korkmamanın yollarını aramak olmalı. Aksi halde bu mutsuzluk artık beni hayatta tutmayı sağlayamayacak ve yaşanmamış bir hayatın bedelini hakkıyla aranılmamış Tanrının olası azabına yaklaştırmasıyla daha da korkutacak. Peki ya yokluk. Beni ferahlatması gereken bu düşünce neden azabıma eşlik eden bir diğer korkutucu seçenek oluyor. Bir daha olmayacak olmak ile cehennem arasında hangisinin daha tercih edilebilir olduğunu düşündüğümde insanların bu dünyaya nasıl çocuk getirdiklerini düşünmeden edemiyorum. Neden bu kadar materyalist oldum. Neden hiçbir şey beni teselli etmiyor ve neden teselli etmeyen şeyleri artık araştırmıyorum? Kaybolmanın
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günaydın. Wikipedia yazarlığımdan kalma alışkanlığımdan kurtulamadığım için bir sene evvel başladığım podcast yayınımda misafir konuk olarak sizleri de beklerim. Ayrıntıyı, katılmak isteseniz nasıl yapıp edeceğimizi sorun anlatayım. open.spotify.com/show/5R9B169Ne8...
Erkek kadına dedi ki : - Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya .. Nazım Hikmet Ran
Alıntı
Söylesene,biraz sır versene.Nasıl seversin?Nasıl sevilirsin?Sevilmeyi hak eder misin?(ŜÇ)
Aşk
Meçhul Araba
Gecenin iki buçuğu gökyüzü berrak Yıldızlar pırıl pırıl... Aşağıdan meçhul bir araba geçiyor son ses Esmeray fısıldıyor karanlığa: Unutma beni, unutama beni... ​Oysa bilmiyorlar Unutmak için önce hatırlamak gerekir. Sen beni unutamazsın Çünkü hiç hatırlamadın. Ben seni unutamam Çünkü bir an bile aklımdan çıkarmadım. ​İşte o meçhul araba Geçti gitti iki yalnızlığın ortasından. Şimdi bendeki sen kaldı Sende hiç yaşamamış ben'e karşı ​Sen beni unutsan ne olur, unutmasan ne... Ben seni unuttuğum o anda Ben'den geriye bir şey kalmayacak nasıl olsa.
Şiir