◉OLAĞANÜSTÜ BİR GECE◉
8/10
·69 syf.··
2026 179. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:44
•KONUSU: Stefan Zweig’ın Olağanüstü Bir Gece adlı eseri, maddi açıdan kusursuz bir hayata sahip olmasına rağmen içsel olarak tamamen hissizleşmiş, burjuva bir adamın tek bir gecede yaşadığı sarsıcı ruhsal dönüşümü konu alır. Hayatın hiçbir renginden zevk alamayan ve her şeye karşı derin bir kayıtsızlık besleyen kahramanımız, tesadüflerle dolu bir akşamda hayatın apayrı bir yüzüyle karşılaşır ve o an iç dünyasında beklenmedik bir kıvılcım çakar. Viyana sokaklarında, hayatın kıyısında kalmış insanların arasında geçen o "olağanüstü gece", onun buz tutmuş ruhunu çözen, ona insan olmanın acısını da neşesini de yeniden hatırlatan mistik bir uyanış hikayesine dönüşür. •YORUMUM: Bu kitap hakkında çokca inceleme mevcuttur zaten, benim incelemem neye yarar bilmiyorum, yinede kısaca dişüncelerimden bahsedeyim (⁠✿⁠^⁠‿⁠^⁠) Yazardan okuduğum 2. kitabı. Diğeri Korku kitabı olmuştu. Bu kitabı okuyunca anladım ki, yazar kelimeleri özenle seçmişş. Çok güzel yazıyor. Kelimelerle oynamış ve nerede nasıl kullanacağını biliyormuş gibi (⁠≧⁠▽⁠≦⁠) Yazım tarzından olsa gerek, seçtiği kelimelerden olsa gerek insanı içine çeken bir havası var. Biraz yüzeysel olucak, yinede söyliyim; Kısacık bir kitap, hemen okunur! Karakterin bir anda yaşadığı o şey, aklından geçen düşünceler filan beni etkiledi. Bir anda yaşadığı bu farkındalık artık kendini başka biri yaptı. Kitabın sonunda da görüyoruz (⁠✿⁠^⁠‿⁠^⁠) Bir anda olan birşey yüzünden, sizde değişebilir misiniz? Nasıl böyle olur diye merakınız varsa eğer, bu kitabı okumanızı öneririm. Birde; böylesine beyefendi, takımı yerinde olan birine karşı haliyle bakışlar değişecek. Gittiği yerde farklı bakıldı, karakter kendini kötü hissetti. Daha doğrusu, böylesine iyi giyinimli birinin, toplum içinde yer alması biraz garip kaçmış. Tek bir olayda değil.
1000Kitap
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,7bin okunma
Kıskançlığın kontrolünü nasıl ele geçirir?
Puan vermedi··
Beğendi
Kitabımızın ismi:Othello Yazarımız;WİLLİAM Shakespeare Bu kitapta kıskançlığın, güvensizliğin ve insanların zihnine ekilen küçük şüphelerin ne kadar yıkıcı olabileceğini anlatan çok güçlü bir hikâye anlatılıyor. Othello aslında güçlü, saygın ve sevilen bir insandır. Ama içindeki güvensizlikleri fark etmez. Kötü niyetli Iago’nun söylediklerine inandıkça sevdiği kadın Desdemona’ya olan güvenini kaybeder. Trajedinin en acı tarafı da burada başlar: Othello’nun düşmanı aslında Desdemona değil, kendi zihninde büyüttüğü şüphelerdir. Samimi bir yorum yapmam gerekirse, bu eser bana şunu hatırlatıyor: Bir ilişkide sevgi tek başına yetmiyor. Güven olmazsa sevgi bile zamanla korkuya dönüşebiliyor. Shakespeare sanki “Gerçeği değil, korkularını dinlersen hem kendini hem sevdiklerini kaybedebilirsin” diyor. Kitabın sonunda insan Othello’ya hem kızıyor hem de üzülüyor. Çünkü kötü bir insan olduğu için değil, hatalı kararları ve kontrol edemediği kıskançlığı yüzünden her şeyi mahvettiği için trajik bir karakter hâline geliyor. Kısacası, Othello bana göre aşkın değil; güvensizliğin ve kıskançlığın trajedisidir. #k:3685. William Shakespeare
1000Kitap
Yeşil MürekkepOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20266,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·322 syf.··
2026 4106. kitabı
“Handan Makamı”, Hümeyra Kaya’nın duygularla örülmüş, sakin ama derin bir anlatı kurduğu bir kitap. Okurken kendimi bir hikâyenin içinde değil de bir ruh hâlinin içinde dolaşıyormuş gibi hissettim. O kadar içe dönük ve yavaş ilerliyor ki, aceleye hiç yer bırakmıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şey, karakterlerin iç dünyasına verilen ağırlık oldu. Özellikle Handan’ın gelgitleri, sorgulamaları ve kendiyle hesaplaşmaları oldukça gerçekçi. Yer yer onunla empati kurmak çok kolay, yer yer de mesafeli kalıyorsunuz. Bu da aslında karakterin ne kadar “insan” olduğunu hissettiriyor. Dili oldukça akıcı ama klasik bir olay örgüsü bekleyenler için biraz durağan gelebilir. Çünkü burada asıl mesele “ne olacak?” değil, “nasıl hissediliyor?” sorusu. Bu yüzden bazı bölümlerde tempo düşüyor gibi hissettim. Buna rağmen kitapta beni etkileyen bir dinginlik var. Bitirdiğimde büyük bir olayın değil, küçük ama derin bir dönüşümün izini taşıdığımı fark ettim. Çok gürültülü değil ama içten içe dokunan bir kitap. Özellikle karakter odaklı, duygusal anlatıları sevenlerin sevebileceği türden.
Handan MakamıHümeyra Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202414 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitapta insanların çıkarları uğruna nasıl davranabildiği ve adaletsizliklerin insan hayatını nasıl etkilediği gerçekçi bir şekilde anlatılıyor. En çok hoşuma giden yönü, karakterlerin doğal ve inandırıcı olmasıydı. Yusuf’un olaylar karşısındaki tavırlarını okurken ona hak verdiğim birçok yer oldu. Sabahattin Ali’nin sade ama etkileyici anlatımı sayesinde kitabı sıkılmadan okudum.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
7/10
·112 syf.··
2026 25. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı her okuyuşumda aynı şeyi hissediyorum; onu bazen sadece keyifli bir mola gibi elime alıyorum ama sayfalar ilerledikçe, yıllar öncesinden bugüne uzanan o güçlü gözlemleriyle kendimi düşünürken buluyorum. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Şık romanı; yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi (Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Efsuncu Baba, Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür) toplumun aksayan yönlerini ince bir mizah ve güçlü gözlemlerle ele alıyor. Şık romanında da Gürpınar, Şatırzade Şöhret Bey karakteri üzerinden dönemin yanlış anlaşılmış batılılaşma anlayışını; dış görünüşe, gösterişe ve taklide dayanan bir yaşam biçimini ince bir mizahla ele alıyor. Romandaki Drol ile Şatırzade Şöhret Bey arasındaki benzerlik, Gürpınar’ın ince bir dokunuşu gibi geldi bana. Bir köpeğe ipekler giydirmek, onu süslemek nasıl onu gerçekten soylu bir köpeğe dönüştürmüyorsa; insanın da yalnızca dış görünüşünü değiştirmesi, taklitlerle yeni bir kimlik kurmaya çalışması onu özünde başka biri yapmıyor. Belki de bu yüzden Gürpınar’ın eserleri hala güncel… Çünkü o sadece yaşadığı dönemi değil, insanın değişmeyen zaaflarını anlatıyor.
ŞıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 20215,9bin okunma
İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma