𝐁𝐢𝐫 𝐃𝐞𝐦𝐞𝐭 𝐒𝐞𝐯𝐠𝐢
Herkese Selamlar...
Sizlere çok sevdiğim kalemden yepyeni bir kitap ile geldim.
Öcelikle kapağına bayıldım.
Bu soft renkler ve bu tasarım gerçekten şahane olmuş.
Yazarın kalemine aşinayım o duruluk, o anlatım ve o akış gerçekten her zaman beni mutlu ediyor.
Ama diğer kitaplarına nazaran bu kitapta duyguları ne yazık ki alamadım.
Hızlı ilerleyen bir akış vardı ve karakterler başladıkları gibi değildi.
Olaylar çok çabuk gelişti ve nasıl olduğunu anlayamadan sonlandı.
Diğer yandan alt tema olarak harikaydı.
Hayallerinden vazgeçmeyen bir kadın, sadece doğurmak ile anne okunmayacağını gösteren bir kadın vardı.
Nahif ve içimize bir iz bırakacak duru bir hikayeydi.
Demet ve Ömer
Demet annesi öldükten sonra okulu bırakıp babasına bakmak zorunda kalır.
Babası ise eşinin vefatından sonra kendini alkole verip kızına eziyet eder (nedense o baba sonradan bir değişti. Sanki onu zorla çalıştırıp parasını alkole yatıran o değil, arkadaşlarını eve çağırıp kızını tedirgin eden o değil, abisinin oğlu ile evlendirmek isteyen o değil gibi)
Demet iş yerinde rahatsizlaninca işten çıkarılır.
O akşam babası ile amcasının oğlu ile evelenmesi üstüne yaptığı tartışma ile komşusuna kaçar.
Allah'ın hikmeti nasibi ayağına gelir.
Komşunun abisinin oğlu evlenmek ister sizi tanıştırayım der.
Demet ise kabul eder ve ertesi akşam için karar verirler.
Ömer eşi tarafından aldatılan bir askerdir.
Beş yaşındaki oğluna eziyet eden ve acımadan sokaklarda bekletilirken o vatanı koruma görevindedir.
Bir görev dönüşü ise acı gerçek ile yüzleşir.
Annesi bu acıdan felç geçirir (ona da bir ayar oldum başta nasıldı sonra kızı istemede nasıl, kitap biterken nasıldı neyse insanlar değişir diyorum)
Oğlu ile yepyeni bir hayat kurmak ister.
O gece evde olan amca oğlundan kaçan Demet nasıl olduğunu
Kitabımız klasik harp tarihi eserlerden ziyade Nazi Almanyası'nda kadın nasıldı, rolü ne idi ? Nazilerin fikirleri nasıl oluştu ve nasıl gelişti gibi toplumsal ve fikrî yönler üzerine yoğunlaşıyor. 2. Dünya savaşı literatüründe pek fazla böyle eser olmadığını varsayarsak okunması gereken kitaplardan biridir.
Nazi AlmanyasıJane Caplan · Koç Üniversitesi Yayınları · 202416 okunma
Yazarla tanışma kitabım ve kendisinin dilini çok sevdim, akıcı, okuması keyifli. Gel gelelim hikayeye ,annesi tarafından terk edilen Süreyyayı babaannesi büyütüyor ve bu terk edilmişlik hayatının tamamını etkiliyor. Süreyyanın hayatını anlatırken anlattığı olayların bir çoğu hepimizin çocukluğunu , gençliğini etkilemiş olaylar bu da sizi geçmişe götürüyor zaman zaman.
Kitap bittiğinde çok fazla karakter havada kaldı benim için mesela Rıdvan'a ne oldu? Sonunda yaşanan kavuşma nasıldı? Devam kitabı olsun istedim zaten bazı karakterler diğer romanlarda var olmaya devam ediyormuş bu beni mutlu etti.
Bu mecmua Cumhuriyet'in 10. sene-i devriyesinde devlet matbaası tarafından basılmıştır. Ecdadımızı ayaklar altına alma derekesine düşüren bir zihniyetin faaliyetlerini şuurlu bir şekilde idrak etmeniz ümidiyle...
OKUYUNUZ
Ahmak ve Dalgınlar, ilk bakışta sadece insanlarla alay eden bir kitap gibi görünebilir. Ancak kitabı okudukça bunun bir mizah kitabından çok, insan zaaflarını teşhis etmeye çalışan bir gözlem kitabı olduğu anlaşılıyor. İbnü'l-Cevzî, günlük hayatta karşılaştığı olaylardan, duyduğu hikâyelerden ve tarihî anekdotlardan hareketle ahmaklık, dalgınlık, düşüncesizlik ve bilgi eksikliği gibi kusurları örneklerle anlatıyor. Kitap 1201 yılında yazılmış. Günün mizahı nasıldı bilemiyorum ama kitabın adındaki inceliği hissedemedim. Tekrar gibi görünen hikâyeler bulunduğu gibi "Bu olaydaki mizah ne ki?" dediğim çok fazla hikâye vardı. Aynı kategoride değerlendirilmese de Plutarkhos'un "Gevezeler ve Meraklılar" kitabı çok daha iyi bir kitap.
Ahmak ve Dalgınlar, insanın en eski kusurlarından bazılarının aslında hiç değişmediğini gösteren bir eser.
Bi eksik kalmış hissettirdi bana… Hikayenin devamı olması gerek gibi. İçimden eee o ne oldu bu nasıldı bunu anlatmadılar geçti sanki devam kitabı olması lazım.