zor olmayan tarafı da varmış elbet, hani eskiler derlermiş ya, "bir vakit gelecek, gelecek ki herkesin her şeyi ayan olacak, her şey faş-ı malamat olacak," diye. mecbur kalacakmışsın iyiliğe, amma o vakit de artık iyiliğin kıymeti kalmayacak çiftlik çuprasına dönecekmiş. "'bu deniz mi?'" diye soracakmışsın, bu devirde bunu bile soracakmışsın yine de ama evet de deseler, hayır da deseler inanmayacakmışsın, sormuş olacaksın, çünkü ahmaklığa ezelden alışkınsın, sormadan duramazsın."
bir de istanbul müslümanlığı varmış, değil mi, ne de güzelmiş. sevgi ve hürmet varmış, kadınların başı yaş kemale erince şöyle adetten bir eşarpla örtülüverirmiş.
ne de güzelmiş bu hanımların diz altı dar eteği ve orman yeşili kısa kollu trikosu, orta topuklu ayakkabısı, elinde kahverengi çantası. kışın yakasında bal kabağının hıyır hıyır olup olmadığını kontrol etmek için taşıdığı ucu kırmızı toplu iğnesi, parmağında düz alyansı. o zaman din yumuşakmış köylüler gelip kendileri gibi sertleştirmiş. elleri gibi, dilleri, gibi, derileri gibi dinleri de sertmiş.