Efendiler, her dereceden mekteplerimize, medreselerimize girip çıkar ve çocuklarımızın nasıl eğitim ve öğretim gördüklerine dair biraz dikkat edecek olursanız, görürsünüz ki, telkin, eğitim, öğretim tamamen -belki gayet az istisnası vardır- biraz evvel arz ettiğim hayatı anlama tarzımıza göredir. Biz ihtiyarlar dünyaya nasıl bakıyorsak, çocuklarımıza da dünyayı öyle göstermek istiyoruz: Mekteplerde çocuklara gençlere hep metafizik, destansal ve edebi eğitim ve öğretim telkin ediyoruz. Demin dediğim gibi, bu eğitim tamam değildir, noksandır, bir taraflıdır. Milli eğitimimiz tamam olmak için, metafizik, destansal ve edebi eğitim ve öğretimle beraber, maddi, gerçek ve iktisadi eğitim ve öğretim de verilmelidir ve hatta bu son kısım, evvelkisinin önüne alınmalı, ona tercih olunmalıdır.
Dikkat edin, efendiler!
Metafizik, destansal ve edebi eğitim ve öğretim tamamen ihmal olunsun demek istemiyorum: Bugün hayata en gerçek ve iktisadi bir noktadan bakan İngiltere ve Amerika'da metafizik eğitim ihmal edilmiş değildir; fakat o milletler, bu etkenleri bile, hayatın gerçekliğinin hizmetine koşmaktadırlar. Onlar Incil'e uyarak, "Cumartesi Insan içindir, insan cumartesi için değildir" diyorlar. Kısacası, nazarlarında asli gaye, hayat ve hayatın refahıdır...