Çok kan dökerdim ama en fazla kan kaybeden yine ben olurdum. Bu kanı zaten kaybetmek isterdim, bu kanı sonuna kadar sarf edip bitirmek ve bembeyaz bir deride masmavi damarlarla öyle bir deniz canlısı gibi yaşamış da hiç kalbi çarpmamış, damarlarında bir şey yürümemiş gibi ölmek isterdim
Tecrübe hataya mani değil hatayı tanımaya imkan imiş, ama sen hata yapmasan da ne yaptığını aslında bilemeyeceğini öğrendin. İnsanın kötüyü tanıyıp iyiye aşinalık tesis edemeyecek yaratılışta olduğunu bir ara sezdin, sonra o da geçti, eski vehmine yerleştin.
Gerçekten de gencim, güçlü ve sağlıklıyım. Damarlarımdaki kan özgürce akıyor, kaslarım her istediğimi yerine getiriyor, uzun bir hayat için yaratılmış bedenim ve zihnim sağlıklı; evet, bütün bunlar doğru, yine de bir hastalığım, hem de insanların kendi elleriyle bulaştırdıkları ölümcül bir hastalığım var.